6 Şubat Enkazının Altından Çıkan En Büyük Değer: Nusaybin’in Vicdanı
6 Şubat sabahı enkazın altından sadece beton ve demir çıkmadı. Nusaybin’den yola çıkan tırlar, açılan kapılar, paylaşılan sofralar gösterdi ki bu şehir acı karşısında susmadı, ayağa kalktı. Yardım bir kampanya değil, bir refleks oldu. Çünkü Nusaybin, zor zamanda vicdanıyla konuştu.
6 Şubat Enkazının Altından Çıkan En Büyük Değer: Nusaybin’in Vicdanı
Yazar: Abdulselam AYDIN
6 Şubat sabahını Nusaybin’de yaşayan herkes gibi ben de unutamıyorum.
Sabah ezanı yeni okunmuştu. Telefonlar çalmaya başladı. Televizyonu açtık, sonra bir daha kapatamadık. Görüntüler ağırdı. İnsan bakmak istemiyor ama gözünü de ayıramıyordu.
O an şunu düşündüm:
“Biz burada ne yapacağız?”
Cevap çok geçmeden ortaya çıktı.
Daha saatler geçmeden spor salonları açıldı, gençlik merkezleri açıldı. Camiler, taziye evleri, düğün salonları… Kimde kapı varsa açtı. Soğuk vardı, korku vardı ama bir de dayanışma vardı. Çorba dağıtıldı, battaniyeler getirildi. Kimse “az” demedi, kimse “yeter mi” diye hesap yapmadı.
Sonra yardımlar yola çıktı.
Bir tır, bir tır daha… Ardından bir başkası.
Hatay’a, Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a…
Tam 176 tır, 15 minivan.
Bu rakamlar kulağa büyük geliyor ama her biri bir ailenin ihtiyacıydı aslında. Bir çocuğun montu, bir yaşlının battaniyesi, bir annenin eline geçen sıcak bir çorba.
Belediyeden, emniyetten, jandarmadan, sağlık ekiplerinden insanlar gitti. Kimse “benim işim bu değil” demedi. Enkaz başında görev tanımı olmaz zaten. Orada insan olur sadece.
Bir de sessizce yapılanlar vardı.
Evini açanlar…
İlçemize gelen depremzedeler için yataklar kuruldu, gıda kolileri hazırlandı, bebekler için mama, bez bulundu. Giyim yardımları yapıldı. Nakdi destek sağlandı. Uzun süre kalanlar için iş imkânı konuşuldu. Ama en önemlisi şuydu: Gelenler yabancı gibi görülmedi.
Bu deprem bize şunu da gösterdi:
Hazırlıklı olmak şart.
Sağlam bina meselesi laf olsun diye konuşulacak bir şey değil. Acil durum çantası “sonra bakarız” denilecek bir konu değil. Toplanma alanlarını bilmek panik değil, akıldır. Çünkü deprem kapıyı çalmıyor.
Acıyı yaşadık, yaşıyoruz.
Ama ders almazsak, aynı acıyı bir daha yaşarız.
Nusaybin bu süreçte bize şunu hatırlattı:
Yardım etmek bir iyilik değil, insan olmanın gereği.
Kapıyı açmak bazen bir insanın hayatını kurtarır.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu rahatça söyleyebiliyorum:
Bu depremden geriye sadece yıkım kalmadı. Bir de vicdanıyla ayakta duran insanlar kaldı.
Ve biz, bunu bu kez kendi şehrimizde gördük.
Kalıcı olan beton değil.
İnsanın insana sahip çıkmasıdır.

31 Yorum
Mahsum AÇAR
07.02.2026 18:50:37
Bu yazı, 6 Şubat’ın acısını sadece anlatmıyor; Nusaybin’in vicdanını, refleks hâline gelen dayanışmasını ve insanlığını da kayıt altına alıyor. Rakamların ötesinde insan hikâyelerini, sessizce açılan kapıları ve hiç sorgulanmadan uzatılan elleri bu kadar sade ama bu kadar güçlü anlatmak büyük bir beceri. Okurken hem içimiz acıyor hem de umutlanıyoruz. Çünkü bu satırlar bize şunu hatırlatıyor: Kalıcı olan beton değil, insanın insana sahip çıkmasıdır. Kalemine, yüreğine sağlık hocam.
Abdulselam Aydın
08.02.2026 10:51:21
Çok teşekkür ederim, gerçekten çok sağ olun. Yazıyı okurken hissettiklerinizi bu kadar sade ve içten anlatmanız beni ayrıca duygulandırdı. Amacım acıyı süslemek değil, yaşananları olduğu gibi kayda geçirmekti. Nusaybin’de sessizce yapılan, gösterişsiz ama çok kıymetli şeylerin unutulmamasını istedim. Hem acıyı hem umudu birlikte hissetmeniz, yazının yerini bulduğunu gösteriyor. Güzel sözleriniz için yürekten teşekkür ederim.
Mehmet Nuri cengiz çevik
07.02.2026 18:05:30
Değerli Hocam;Yine yüreğinize ve kaleminize sağlık. Çok kötü ve vahim bir felaket yaşadık.Elbette burda biz ne söylesek ne yazsak ateş düştüğü yeri yakar…!Ölenler,sakat kalanlar,yetim kalanlar…!!!Yani binaların yıkılışının insanların hayatında bıraktığı travmalar…!Evet bizim için söylemesi kolay geliyor belki ama birde bunu yaşayanlara sormak lazım.!!!Ama şuda bir gerçek ‘ki hala bu yıkama sebep olan (Mütahit,belediye,vs)gibilerinin hala bir ceza almamamaları…!!!Bugün bile yapılan binalarının çoğu acaba ne kadar dayanıklı!!!Söylenecek o kadar çok şey varki!!!Evet o süreçte ve her zaman Nusaybin üstüne düşeni yapmıştır .Tekrardan vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum ,Kalanlara ‘da Allah sabırlar versin ????
Abdulselam Aydın
08.02.2026 10:52:54
Üstadım Dediğiniz gibi ne söylesek, ne yazsak acıyı yaşayanın yüreğindeki yangını tam anlatamaz. Ateş gerçekten düştüğü yeri yakıyor. Travmasıyla, kaybıyla yaşayan insanlar varken bizim kelimelerimiz hep eksik kalıyor. Ama şu söyledikleriniz de çok önemli: Bu yıkıma sebep olan ihmallerin hâlâ yeterince karşılık bulmaması insanın içini daha da acıtıyor. “Acaba bugün yapılan binalar ne kadar güvenli?” sorusu bile başlı başına bir vicdan muhasebesi. Bunları konuşmadan, yüzleşmeden ilerlemek mümkün değil. Nusaybin’in o süreçte elinden geleni yapması ise hepimizin ortak gururu. Güzel dualarınız için teşekkür ederim. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, kalanlara sabır ve güç versin. Yüreğinize sağlık.
Zeynep sungur
07.02.2026 14:13:20
Ben her zaman bu ülkenin , insanı olarak doğduğuma ,ülkemin içinde ki Mardin li olduğuma ,ve sizin gibi akrabalarım olduğuna Allah'a şükrediyorum ,gerçekten bizim milletimiz dünyanın hiçbir milletine benzemez,bizim genlerimizde var ihtiyacı olana refleksle koşmak , bizler yaşadığımız devirde ,iyiler ,vicdanlilar ,akledenler tarafında olmayi karakter haline getirdigimiz müddetçe ,insanız demektir ,kalemine , kelamına sağlık a. Selam hocam....
Abdulselam Aydın
08.02.2026 10:55:25
Çok teşekkür ederim… Yazdıkların gerçekten gönülden gelmiş. İnsan böyle sözleri okuyunca hem duygulanıyor hem de “iyi ki bu milletin evladıyım” diyor. Mardinli olmak, bu topraklarda büyümek; zor zamanda el uzatmayı, acıyı paylaşmayı bilmek demek. Bizim insanımızın özünde bu var, hesap yapmadan koşmak var. İnşallah dediğin gibi iyilerin, vicdanlıların tarafında kalmayı hep başarırız. Güzel sözlerin için teşekkür ederim, Allah razı olsun.
Nazım Akdeniz
07.02.2026 10:36:19
Elimize emeğinize yüregine sağlık bizi ve milletimizi nusaybin halklını çok güzel bir şekilde temsil ediyorsunuz neresi olursa olsun nerede bir ölürse insan vicdanen rahatsız oluyor hele ki afad olur depremde sellerde insan vefat ettiği zaman da daha çok vicdan azabı çekiyor onun için hepimizin insanlık görevidir hiç kimsenin bu gibi durumlarda vefat etmesini hiç kimse istemez Allah geride kalanlara sabır versin vefat edenlerin mekanı cennet olsun
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:03:07
Çok teşekkür ederim, samimi ve yürekten yazılmış sözleriniz için sağ olun. Gerçekten de dediğiniz gibi, nerede olursa olsun bir insanın acısı hepimizin içini yakıyor. Afetlerde yaşanan kayıplar ise vicdanı daha derinden sarsıyor, insan “keşke”lerle baş başa kalıyor. Bu yüzden dayanışma, sahip çıkma, el uzatma hepimizin insanlık görevi. Nusaybin halkının gösterdiği duruş da tam olarak buydu. Rabbim vefat edenlere rahmet eylesin, mekânları cennet olsun; geride kalanlara da sabır ve güç versin. Güzel dualarınız için tekrar teşekkür ederim.
Yavuz Sidal
07.02.2026 07:59:05
Zor zamanlar güçlü insanlar çıkarır diye güzel bir söz var. Güzel ülkemizde insanların arasına fitne sokmak için kullandıkları tüm meseleler böyle zamanlarda unutulur. Siyasi görüşünü, inancını, yaşayışını sorgulamadan insan olduğu için insanlara değer vermeyi yeniden hatırlarız. Burada Nusaybin özelinde yazılmış olsada büyük bir toplum çocuğundan yaşlısına kendi imkanları ölçüsünde destek vermek istedi. Cömertliğini gösterdi. “Devlet gereğini yapsın bana ne!” demedi. Dileğimiz tekrar böyle acılar yaşamamak. Bu zor günlerin yıldönümleride yaşananları hatırlayarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye vesile olsun.
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:05:18
Yavuz hocam teşekkür ederim. Çok doğru söylüyorsunuz. Zor zamanlarda her şey bir kenara bırakılıyor, geriye sadece insan kalıyor. O günlerde kimse kimliğini, görüşünü sormadı; gücü yeten el uzattı. Nusaybin’de gördüğümüz de buydu aslında. “Bana ne” demeden, imkânı olan elindekini paylaştı. İnşallah bir daha böyle acılar yaşamayız ama yaşananları unutmadan, bu birlik halini hep canlı tutabiliriz. Yazdıklarınız çok kıymetli, sağ olun.
Merve Nur AKTAŞ
07.02.2026 07:23:47
Bu yazıyı okurken bir psikolog olarak şunu net biçimde hissediyorum: Deprem, sadece yerle bir olan binaları değil, insanın güven duygusunu, “yarın” inancını ve hayata tutunduğu dayanakları da sarsıyor. Böyle zamanlarda insanın en temel ihtiyacı, yalnız olmadığını hissetmektir. Kıymetli Abdülselam Hocamızın bu yazısı tam olarak bunu anlatıyor.Hocamız Nusaybin’deki bu yaraların dayanışmayla nasıl sarıldığını gösteriyor.Kalıcı olanın beton değil, insanın insana sahip çıkması olduğunu hatırlatan bu anlatı hem toplumsal hafıza hem de ruh sağlığı açısından çok değerli. Kaleminize sağlık hocam
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:07:03
Bu güzel ve derin değerlendirme için çok teşekkür ederim hocam. Yazıyı kaleme alırken tam da söylediğiniz gibi, insanların en çok yalnız kalmama ihtiyacını anlatmak istedim. Depremin binalarla birlikte güven duygusunu da yıktığını hep birlikte yaşadık. Nusaybin’de ortaya çıkan dayanışma ise bu yaraların nasıl sarılabildiğini gösterdi. Duyguyu bu şekilde hissetmeniz benim için çok kıymetli, sağ olun.
Ahmet Özel
07.02.2026 00:57:51
O günlerin dayanışmasını hatırlattıniz bizlere Nusaybin adının yardımlarla anılması kapıların ardına kadar açılması unutulacak şeyler degil Nusaybin o gün insanlığın ayakta kaldığını gösterdi Kaleminize sağlık hocam
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:09:01
Hocam Çok teşekkür ederim, gerçekten sağ olun. O günlerde yaşananlar kolay unutulacak şeyler değil. Nusaybin’in kapılarını, sofralarını, gönlünü açması insanlığın hâlâ ayakta olduğunu hepimize gösterdi. Bunları hatırlatabildiysem ne mutlu bana. Güzel sözleriniz için tekrar teşekkür ederim, yüreğinize sağlık.
Ahmet
07.02.2026 00:56:37
O günlerin dayanışmasını hatırlattıniz bizlere Nusaybin adının yardımlarla anılması kapıların ardına kadar açılması unutulacak şeyler degil Nusaybin o gün insanlığın ayakta kaldığını gösterdi Kaleminize sağlık hocam
Ahmet Göztok
07.02.2026 00:32:12
Şahsında size ailenize ve bütün Nusaybinlilere minnettarım depremi belki yaşamadım ama depremi yaşamış Elazığlı bir ailenin evladı olarak Allah bir daha ülkemize milletimize bu acıları yaşatmasın Amin amin amin varolasın ķıymetli hocam varolasın ķıymetli kardeşim ağzına yüreğine sağlık Nusaybine buralardan selam olsun Allaha emanet olun
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:42:47
Çok sağ ol, güzel sözlerin için gerçekten teşekkür ederim. Elazığ’ın acısını yaşamış bir ailenin evladı olarak hissettiklerini çok iyi anlıyorum. Acı bir yerde yaşanınca hepimize dokunuyor. Nusaybin adına söylediğin her söz başımızın üstünde. Allah bir daha bu millete böyle acılar yaşatmasın. Selamını aldık, bizden de gönülden selam olsun. Allah’a emanet ol.
Hayrettin ÖZTÜRK
07.02.2026 00:30:04
Acıyı yaşamış memlekettir nusaybin acının halinden anlar destek ve yardıma her zaman koşar nusaybinimizi ve ayrıca dile getirdiğiniz için sizi kutluyorum
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:43:58
Haklısın Dostum Acıyı yaşamış bir memleket olduğu için Nusaybin başkasının acısını da iyi bilir, yardıma koşmayı da. Bunu böyle samimi şekilde dile getirdiğiniz için ben teşekkür ederim. Güzel sözleriniz için sağ olun, var olun.
Fesih DEMİR
07.02.2026 00:27:35
Değerli hocam bu hepimizin yüreğini yakan binlerce vatandaşımızın can verdiği depremin yıldönümünde hem onları anmak hemde kalanlarla ilgili bir kaç cümle de eklemek isterim.oncelikle hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet afeti geçirip sağ kurtulanlara başsağlığı sabır ve sağlık dilerim.malumunuz o ki depremin olmasından sonraki yardıma koşan en yakin illerimiz oldu binaları başında Mardin ve özellikle nusaybinimiz oldu.daha önce Nusaybin ismini duymayan depremzede vatandaşlarımız aynen şunu demişlerdir.arkadaslar bu Nusaybin neresi her gelen yardım Nusaybin'den geliyor nerdeyse diye soylemis olduklari geecekt3nde basinda yer aldı o günlerde Nusaybin halkı neyi var neyi yok herkes yardima koştu bu çok güzel bir davranisti.ama sunuda söylemek gerek birine yardım için illa deprem olmasımi gerek yardıma ihtiyacı olan fakir vatandaşlarımıza aynı depremde ki gibi bir .düşünceyle yardımcı olmak insanlığımızı bir zman diliminde değil her zman. Gücümüz oranında tabiki yapmak gerek nusaybinliler.olarak daha ilçemizde bir vakfımız yok bu eksikliktir.degerlinA.selam.hocam böyle anlamlı bir günde yazdıklarımız gerçektende insanı olarak takdire şayan başarılar diler sevgi ve muhabbetleri mi sunarım.
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:46:15
Değerli düşünceleriniz ve samimi katkınız için çok teşekkür ederim. Yazdıklarınız o günlerin ruhunu çok güzel anlatıyor. Gerçekten de depremden sonra ilk koşan yerlerden biri Mardin ve özellikle Nusaybin oldu. Yardımların ardı arkası kesilmedi, bunu depremzedelerin ağzından duymak da hepimiz için ayrı bir gurur oldu. Söylediğiniz bir nokta çok önemli: Yardım etmek için illa büyük bir felaket olmasını beklememek gerekiyor. İhtiyacı olan insan her zaman var ve asıl insanlık da bunu sadece belli zamanlarda değil, her zaman hatırlayabilmekte. Bu konuda dile getirdiğiniz eksiklikler ve öneriler de çok kıymetli, düşünülmesi gereken şeyler. Böyle anlamlı bir günde yapılan bu hatırlatma ve katkı için ben de size teşekkür ediyorum. Sevgi ve muhabbetlerimle, sağ olun PISMAM.
Selman AKDENİZ
07.02.2026 00:21:07
Nusaybin insanının gerçek karakterini ortaya koyan güzel düşünecelriniz içğn çok teşekkür ederim, hafızana , kalemine sağlık.
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:47:34
Başkanım, Ben teşekkür ederim, çok sağ olun. Nusaybin insanının o gün ortaya koyduğu duruşu, samimiyeti ve vicdanı doğru şekilde yansıtabilmek önemliydi. Güzel sözleriniz için gönülden teşekkür ederim, hafızanıza ve yüreğinize sağlık.
Salim Kılıç
06.02.2026 23:39:04
Hocam tebrik ediyorum ben buralı değilim ama o gün nusaybinde olduğumu hiç unutamam her dediğinize şahit oldum Allah Nusaybin den ebeden razı olsun
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:48:23
Hocam tebrik ediyorum ben buralı değilim ama o gün nusaybinde olduğumu hiç unutamam her dediğinize şahit oldum Allah Nusaybin den ebeden razı olsun
Felemez BOZ
06.02.2026 23:20:21
O gün kimse kimseyi tanımıyordu ama herkes kardeş gibiydi yazıyı okurken o sabahın soğuğu tekrar geldi içime. Allah razı olsun herkes NUSAYBİN ni unutmuş sen hekesın gözüne soktun.
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:49:28
Çok doğru söylemişsiniz. O gün gerçekten kimse kimseyi tanımıyordu ama herkes birbirine kardeş gibi yakındı. O soğuğu yeniden hissetmeniz boşuna değil, çünkü yaşananlar insanın içine kazındı. Nusaybin’in yaptıkları unutulmasın diye yazdım; hatırlatabildiysem ne mutlu bana. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim, Allah hepinizden razı olsun.
Helin Akyüz
06.02.2026 23:10:02
Azına sazlık He valla enkazın altındakileri düşünürken burada kapıların açılması unutulmaz bir şeydi. Nusaybindenim çok gururluyum
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:53:28
Valla doğru diyorsun. O gün enkazın altındakileri düşünürken burada kapıların ardına kadar açılması kolay unutulacak şey değil. Nusaybinli olmak o gün bir duruştu. Gurur duyman çok doğal, hepimizin göğsünü kabartan bir haldi. Sağ ol, iyi ki yazdın.
Çetin Irmak
06.02.2026 23:01:51
Hocam o gün televizyonu kapatamadım nusaybinin bu kadar hızlı ayağa kalkması insanın içini hem acıttı hem gururlandırdı. Bizi duygulandırdınız gene
Abdulselam Aydın
07.02.2026 12:54:14
Sağ ol, çok teşekkür ederim. O günleri hatırlamak kolay değil zaten… Acıyla gurur aynı anda insanın içine oturuyor. Duyguyu yeniden hissettirdiysem bu Nusaybin’in yaşadıklarının gerçekliğindendir. Unutmamak için, unutturmamak için yazıyoruz. Sağ olasın.