Aşk Var Ama Nikâh Yok: Nişanlılıkta Dengeli Yürümek 

 

Yazar:Abdulselam AYDIN 

 


Evlilik, iki insanın bir ömür boyu birbirine yoldaşlık etme niyetiyle çıktığı kutsal bir yoldur. Bu yolculuğun ilk duraklarından biri ise nişanlılık sürecidir. Ancak bu dönem, sanıldığı gibi sadece tatlı hayallerin kurulduğu bir romantizm vakti değil, aksine dikkatli olunması gereken, manevi ve psikolojik hassasiyetler barındıran önemli bir geçiş evresidir.

Bu yazıda, nişanlılık sürecinde hem manevi prensiplere hem de bilimsel gerçeklere dayalı olarak dikkat edilmesi gereken hususları ele alacağız.


1. Henüz Karı-Koca Değilsiniz: Sınırları Bilmek, Saygının En Saf Hâlidir

İslam’a göre nişanlı çiftler, nikâh kıyılmadan birbirine mahrem değildir. Yani ilişkileri hâlâ sosyal ve dini çerçevede sınırlarla belirlenmelidir. Bu sınırları korumak, hem Allah’ın rızasına uygun davranmak hem de birbirine olan saygıyı korumak anlamına gelir.

Psikolojik bakış açısı:
Araştırmalar, ilişkilerin çok erken duygusal ve fiziksel yoğunluk yaşamasının zamanla doyum kaybına yol açabileceğini gösteriyor. “Hızlı başlayan, hızlı tükenir” sözü bilimsel temellerle de destekleniyor. Aşırı temas ve yoğun iletişim, duygusal bağın doğal gelişimini zayıflatabilir.


2. Sözlerin Tükenmesin: Sevgiyi Saklamayı Bilmek de Sevgidir

“Seni çok seviyorum” gibi güçlü ifadeler, anlamını zamanla yitirebilir. Sevgi sözle değil, karakterle, sabırla ve ahlakla gösterildiğinde gerçek değerine ulaşır. Bu ifadelerin yeri, zamana yayılmasıdır; evlilikten önce harcanmaması gerekir.

Nöropsikolojik gerçek:
Beyin, yeni uyarıcılara karşı heyecan üretir; sık tekrarlanan davranışlar ve sözler, nörolojik olarak sıradanlaşır. Yani bir sözü ne kadar sık ve erken söylerseniz, etkisi o kadar azalır. Evlilikte yeni bir başlangıç için kelimelerinizin kıymetini saklayın.


3. Sürekli Görüşmek Değil, Dengeli Uzaklık Kalpte Yer Eder

Her anı birlikte geçirmek, sanıldığı kadar güçlü bir bağ oluşturmaz. Özlem, ilişkinin ruhunu diri tutar. Sürekli mesajlaşmak, görüşmek ya da sosyal medyada an be an paylaşımda bulunmak, ilişkiyi tüketebilir.

Sosyolojik perspektif:
Uzmanlar, ilişkilerde “duygusal alan”ın korunmasının sağlıklı bir bireysellik oluşturduğunu söyler. Kendi hayat alanınızla, ilişkiniz arasında bir denge kurmak uzun ömürlü sevgi için şarttır.


4. Nişan, Evlilik Değildir: Temkinli Sevgi Kalıcıdır

Her nişan evlilikle sonuçlanmaz. Bu ihtimali yok saymak, insanı savunmasız bırakır. Dengeli ve ciddiyetli bir iletişim, hem sizi hem de karşı tarafı muhtemel kırıklıklardan korur.

Psikolojik savunma:
Bağlanma kuramı, ilişkilerde hayal kırıklığının en büyük nedeninin “gerçekçi olmayan beklentiler” olduğunu belirtir. Gerçekçi olmak; soğuk olmak değil, duyguları kontrol etmeyi bilmektir.


5. Ayet ve Hadisleri Paylaşmak Yetmez, Yaşamak Gerekir

Birbirinize sürekli dini içerikler göndermek güzeldir, ama daha güzeli bunları hayatınızda somut olarak yaşatmaktır. Takva, süslü sözlerle değil, samimi bir duruşla kendini belli eder.

Davranış bilimleri açısından:
İnsanlar, özellikle inançlı bireyler, bazen dindar görünmeyi seçip dindar yaşamaktan uzaklaşabilir. Buna “görsel dindarlık” denir. Dini göstermek yerine, yaşamak daha az dikkat çeker ama çok daha güçlüdür.


Son Söz: Sabır, Sınır, Şuur

Nişanlılık dönemi; hem sabırla sınandığınız hem de geleceği şekillendirdiğiniz çok hassas bir zamandır. Allah’a olan teslimiyetiniz, nefsinize olan hâkimiyetinizle ölçülür. Şeytan, helale giden yolda bile tuzaklar kurabilir. Ama siz sabrederseniz, Allah sizi mükâfatlandırır.

Bilimle maneviyat el ele gider.
İnsan ruhu, ne sadece akılla ne de sadece kalple yönetilir. Dengede yürüyenler, doğru yuvaya ulaşır.

Duanız şu olsun:

“Ya Rabbi, bizi helal dairesinde sevdir. Haramdan uzak tut. Nikahımıza kadar kalplerimizi sabırla, gözlerimizi iffetle koru. Âmin.”

By Tecrübe!
Matematikçi ASA hoca der ki:

Aşk, kontrolsüz bir artış değil; sabırla kurulan dengeli bir denklem gibidir. Eksiğiyle değil, fazlasıyla tamamlayan bir eş arayın.

İlişkiniz bir toplama işlemi gibi olsun: Sevgi ekleyin, saygıyı çarpın, haramı çıkartın; geriye huzur kalsın.

Birliktelik, sadece kalplerin değil; akıl, edep ve iman katsayılarının da uyumlu olduğu bir denklemdir.

Tavsiyelerimizi kulağına küpe yapan herkese Rabbim muradını hayırla versin, Allah tamamına erdirsin…