Bir Kıssa Bin Hisse: Sokrates’ten Hayata Dair Dört Anekdot
Hayat bazen en önemli derslerini uzun cümlelerle değil, küçük hikâyelerle verir. Sokrates’in bilgelik dolu sözleri ve yaşanmış olaylardan alınan dersler, bugünün insanına da ışık tutuyor.
Bir Kıssa Bin Hisse
“Kıssadan hisse” deyimi, yaşanmış bir olaydan çıkarılan ders anlamına gelir. “Kıssa”, ibret verici hikâye veya olay demektir. “Hisse” ise o hikâyeden alınan pay, sonuç veya ders anlamını taşır. Bu vesileyle, bu yazımda dört yaşanmış anekdotla sizleri baş başa bırakmak istiyorum.
Değerli okurlarım, hayat bize derslerini çoğu zaman uzun uzun anlatmaz; bazen tek bir olay, tek bir cümle, hatta tek bir bakış yeter. “Bir kıssa bin hisse” sözü, işte bu gerçeği ifade eder. Küçük bir hikâyenin nice öğütler ve dersler barındırabileceğini hatırlatır.
Kıssalar sadece geçmişin hatıraları değil; bugüne ışık tutan aynalardır. Bir peygamberin sabrı, bir bilgenin sözü, bir çocuğun masumiyeti… Hepsi hayatın farklı alanlarına dair yüzlerce anlam barındırır. Önemli olan, o kıssadan alınabilecek bin hisseden en az birini hayatımıza katabilmektir.
Çünkü hikâyeler değişse de dersler değişmez: Doğruluk, sabır, adalet, merhamet… Her çağda geçerli olan değerler, küçük bir kıssada gizli olabilir. Yeter ki kulak verelim, ibret alalım.
Sokrates
Sokrates bir gün pazardan dönerken mabedin önünde bir öğrencisiyle karşılaşır.
Öğrencisi:
– “Hocam, neden siz de herkes gibi mabede gelmiyorsunuz? Herkes sizi dinsiz diye suçluyor.” der.
Sokrates hayatında hiç mabede gitmemiştir. Biraz düşündükten sonra öğrencisine,
– “Siz orada ne yapıyorsunuz?” diye sorar.
Öğrencisi:
– “Dua ediyoruz. Tanrılardan dileklerde bulunuyor, günahlarımızı affetmesi için yalvarıyoruz.” diye cevap verir.
Bunun üzerine Sokrates gerekçesini açıklar:
– “İşte ben de bunun için gelmiyorum. Benim Tanrılara akıl verecek hâlim yok. Ne yapacaklarını benden daha iyi bilmeleri gerekir.”
Bilgelik Üzerine Sözleri
Sokrates şöyle demiştir:
“Bir eşek bana tekme atarsa, onu dava mı edeyim, şikâyet mi edeyim, yoksa tekme mi atayım?”
Mesele, tüm tartışmaları ve argümanları kazanmakla ilgili değildir; mesele enerjimizi hak edenleri seçmekle ilgilidir.
– “Cehalet bağırır, bilgelik susar!”
– “Birinin sadece hakaretler ve gürültü sunacak bir şeyi olduğunda, en güçlü tepki sessizliktir.”
– “Sadece çatışma arayan birinin seviyesine inmeyin.”
– “Gerçek zeka kendini dayatmaya ihtiyaç duymaz, sadece parıldar.”
(Bu sözler, bilgelik ve ahlaki duruş üzerine düşündürücü bir ders veriyor.)
Sokrates’in Ölümü
Sokrates’in karısı, Atina’da soylulardan kurulan mahkemenin kararını haksız bularak şiddetle protesto etti:
– “Zalim yargıçlar seni ölüme mahkûm ettiler!”
Ölüm hükmüne rağmen soğukkanlılığını koruyan Sokrates sakin bir şekilde cevap verdi:
– “Zaman da onları ölüme mahkûm etmiştir!”
Kadın aynı isyan duygusu içinde inlemeye devam etti:
– “İyi ama, bunlar seni haksız yere ölüme mahkûm ettiler!”
Sokrates dudak bükerek:
– “İyi ya… Haksızlar işte… Haklı yere mahkûm etseler daha mı iyiydi?” dedi.
Ve soğukkanlı bir şekilde baldıran zehrini içerek ölüme gitti.
Tarih, Sokrates’in haklı çıktığını gösterdi. Zaman, ünlü filozofu öldürenleri sildi süpürdü; hiçbir izleri kalmadı ama Sokrates fikirleriyle hâlâ yaşıyor.
Bir Avukat
Bir avukat, su kuyusunu öğretmene sattı. İki gün sonra avukat öğretmene geldi ve dedi ki:
– “Efendim, kuyuyu size sattım ama içindeki suyu değil! Suyu kullanmak istiyorsanız ekstra ödeme yapmanız gerekecek.”
Öğretmen gülümsedi ve cevap verdi:
– “Evet, ben de size gelecektim. Kuyumdan suyunu al, yoksa yarından itibaren kiranı ödemeye başlarsın diyecektim.”
Bunu duyan avukat gerildi ve dedi ki:
– “Oh, sadece şaka yapıyordum!”
Öğretmen güldü ve dedi ki:
– “Senin gibiler bizimle okuduktan sonra böyle avukat oluyor!”
(Öğretmenlere selam olsun…)
Köşenin Sözü:
“Gücün haklı çıktığı yerde adalet bekleme.
Güce tapan insanların olduğu yerde huzur bekleme.” – Eflatun
Abdulbaki Akbal
S.M.Mali Müşavir-B.Denetçi

1 Yorum
Abdulselam Aydın
12.08.2025 23:28:17
Üstad çok güzel ifade etmişsiniz… Gerçekten de her kıssa, Allah’ın kullarına birer ibret levhası. Yaşanan her olay, ister Sokrates’in duruşu gibi aklın ışığını yansıtsın, ister bir öğretmenin sözündeki gibi hikmetle süslensin; aslında hepsi bize sabrın, adaletin ve teslimiyetin önemini hatırlatıyor. Çünkü hak, Allah katında sabreden ve doğru duranların yanındadır.