CEZANIN HEDEFİ SÜRÜCÜ MÜ, BÜTÇE Mİ?
Trafik cezaları, trafik güvenliğini sağlamak can ve mal kaybını önlemek, düzeni korumak ve sürücüleri kurallara uymaya teşvik etmek. Arabası olan her ay acaba radarlara takılıp takılmadığı kuşkusuna düşer insan. Acaba kırmızı ışıkta geçmiş miyim şüphesine kapılır. Trafik kuralları insanların can ve ml emniyeti için vardır. Eğer bu amacı taşımıyorsa sırf para koparmak içinse ne trafik kazaları önlenir ne de can ve mal emniyetimiz garanti altına alınır. Demek ki cezalar seni beni korumuyor… Amaç bütçeye gelir sağlamak…
Cezanın Hedefi Sürücü mü, Bütçe mi?
Trafik kurallarının temel amacı bellidir: Can ve mal güvenliğini sağlamak, trafik düzenini korumak ve sürücüleri kurallara uymaya teşvik etmek. Hız sınırları, kırmızı ışıklar, emniyet kemeri ve diğer trafik kuralları insanların hayatını korumak için vardır.
Ancak bugün üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir soru var:
Trafik cezaları gerçekten trafik güvenliğini sağlamak için mi kesiliyor, yoksa devlet bütçesine gelir sağlamak için mi?
Trafikte en sık karşılaşılan ceza nedenlerinin başında hız sınırının aşılması geliyor. Bunun elbette haklı bir gerekçesi var. Çünkü aşırı hız, Türkiye’de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde de trafik kazalarının önemli nedenlerinden biri. Hız kurallarına uymak yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda insan hayatına karşı bir sorumluluktur.
Fakat mesele, cezalandırmanın kendisinden çok cezanın hangi anlayışla uygulandığıdır.
Aracı olan hemen herkes zaman zaman şu kaygıyı yaşıyor:
“Acaba radara yakalandım mı?”
“Acaba kırmızı ışıkta geçtim mi?”
Bu endişelerin yaşanması, trafik kurallarının caydırıcılık açısından etkili olduğunu gösterebilir. Ancak kuralların amacı yalnızca sürücüyü korkutmak olmamalıdır. Trafik cezası, insan hayatını koruyan bir mekanizma olmalıdır.
Eğer trafik cezalarının temel amacı gerçekten can ve mal güvenliğini sağlamaksa, o zaman ortaya şu soru çıkıyor:
Trafik kazaları azaldığında, sürücüler kurallara eksiksiz uyduğunda, radar ve kırmızı ışık ihlalleri minimum seviyeye indiğinde devlet, ceza gelirlerinin de azalmasını istemez mi?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Verilen rakamlara göre, 2025 yılında kesilen trafik cezalarının yaklaşık 110 milyar liraya ulaştığı ifade ediliyor. 2026 yılı bütçesinde ise trafik cezalarından 73,3 milyar liralık gelir hedeflenmiş; bu hedefin nisan ayında aşıldığı belirtiliyor. Önümüzdeki 2027 yılı için ise yaklaşık 128 milyar liralık bir hedef konulduğu görülüyor.
Burada ister istemez insanın aklına şu soru geliyor:
Trafik kurallarına herkes harfiyen uysa, kazalar büyük ölçüde önlense ve sürücüler hiçbir şekilde radar ya da kırmızı ışık ihlali yapmasa, bütçeye konulan bu ceza geliri hedefinden vazgeçilecek mi?
Elbette devletin trafik kurallarını uygulaması ve ihlal edenlere ceza kesmesi gerekir. Ancak cezaların bir gelir kalemi olarak hedeflenmesi, trafik güvenliğinin ruhuyla çelişen bir algı oluşturabilir.
Çünkü devletin başarısı, trafik cezalarından ne kadar para topladığıyla değil; trafik kazalarını, ölümleri ve yaralanmaları ne kadar azalttığıyla ölçülmelidir.
Bir ülkede trafik kurallarına uyulduğu için ceza gelirleri düşüyorsa bu, başarısızlık değil; tam tersine toplumsal bir başarıdır.
Vergi cezalarında tahsilat oranının yaklaşık yüzde 7 civarında olduğu, trafik cezalarında ise yüzde 40’ın üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu rakamlar da ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Devletin görevi vatandaşı cezalandırmak değil, vatandaşı korumaktır.
Trafik polisi, radar ve elektronik denetim sistemleri birer gelir kapısı değil, hayat kurtarma araçları olmalıdır.
Çünkü trafik cezasının amacı, sürücünün cebini boşaltmak değil; ayağını gazdan çekmesini sağlamaktır.
Eğer bir gün trafik kazaları en aza iner, insanlar kurallara gönüllü olarak uyar ve trafik cezalarına ihtiyaç kalmazsa devlet bundan üzülmemeli; tam tersine bununla gurur duymalıdır.
Çünkü devletin gerçek kazancı, trafik cezalarından elde ettiği milyarlar değil; trafikte kaybedilmeyen insan hayatlarıdır.
Asıl soru da budur:
Trafik cezaları bizi koruyor mu, yoksa bütçeyi mi besliyor?
KÖŞENİN SÖZÜ
“Varsın hayat yalakalara şans tanısın;
Ben onuruma fiyat biçmem…
Yaşadığım kadar daha yaşasam asla
Tükürecek eli öpmem…”
— Ömer Hayyam
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir – Bağımsız Denetçi

0 Yorum