Çocuğum Ödevini Yapmıyor, Nasıl Yaptırabilirim? Psikolog Merve Nur Aktaş’ın kaleminden
Ödev yaptırmak çoğu ebeveyn için sabır testi haline gelir. Ancak asıl amaç, ödevi yaptırmak değil; çocuğun öğrenmeye karşı merakını, sorumluluk duygusunu ve öz disiplinini geliştirmektir.
“Çocuğum ödevini yapmıyor” cümlesi, neredeyse her ebeveynin bir dönem dile getirdiği ortak bir serzeniştir.
Oysa ödev, yalnızca akademik bir görev değil; çocuğun planlama becerilerini, dikkat süresini ve öz düzenleme yeteneğini geliştiren bir araçtır.
Bu nedenle, ödev sürecine yaklaşım şekli çocuğun gelecekteki öğrenme tutumunu doğrudan etkiler
Birçok aile, ödevin tamamlanmadığı durumlarda zorlama, tehdit veya eleştiri yoluna başvurur.
Ancak bu tutum, kısa vadede sonucu getirse de uzun vadede öğrenmeye karşı direnç, kaygı ve özgüven kaybı yaratabilir.
Psikolojik olarak çocuk, baskı altında olduğunda beynin “savunma” sistemini devreye sokar.
Bu da öğrenme sürecini zorlaştırır.
Oysa çocukta iç motivasyonun gelişebilmesi için onun “başardım” hissini yaşaması gerekir.
Ebeveynlere birkaç öneri:
- Her gün aynı saatte kısa bir “ödev zamanı” belirleyin; düzen, güven duygusunu pekiştirir.
- “Çalış artık!” yerine “Hangisinden başlamak istersin?” gibi seçenek sunan cümleler kullanın.
- Küçük başarıları görün: “Bu sayfayı ne kadar dikkatli yazmışsın” demek, çocuğun çabasını ödüllendirir.
- Ödevi eğlenceli hale getirin: Renkli kalemler, mini yarışmalar ya da küçük ödüller süreci keyifli kılar.
- Gerektiğinde mola verin; zihinsel yorgunluk öğrenmenin en büyük düşmanıdır.
Ödev yaptırmak bir mücadele değil, öğrenmeyi sevdirmeye giden bir yolculuktur.
Çocuğunuza ödev yaptırmak yerine, onunla öğrenmenin keyfini paylaşın.
Unutmayın, çocuklar emirle değil; ilgi, sabır ve sevgiyle öğrenir

1 Yorum
Abdulselam Aydın
17.10.2025 22:00:59
Bu yazı gerçekten çok değerli bir noktaya parmak basıyor. Öğrenme, tıpkı matematikte olduğu gibi, baskıyla değil merakla başlar. Bir çocuğa problemi nasıl çözeceğini göstermekten daha önemlisi, o problemin neden ilginç olduğunu hissettirebilmektir. Çünkü bir kez merak eden çocuk, öğrenmekten asla vazgeçmez. Ödev, sadece soruları çözmek ya da görevleri tamamlamak değildir; düşünmeyi, sabretmeyi ve kendi hatalarından öğrenmeyi öğretir. Bir çocuk “Nerede yanlış yaptım?” diye sormaya başladığında, işte o zaman gerçek öğrenme başlamıştır. Bu yüzden tamamen katılıyorum: Ödev süreci bir mücadele değil, birlikte yapılan bir keşif yolculuğudur. Ebeveynler sabır, sevgi ve ilgiyle bu sürece eşlik ettiğinde; çocuk sadece ödev yapmayı değil, öğrenmeyi sevmeyi de öğrenir. Merve Nur Aktaş hocama da bu anlamlı konuyu seçtiği ve bu bakış açısını gündeme getirdiği için yürekten teşekkür ederim. Öğrenmeye, sevgiyle yaklaşmanın önemini hatırlatan bu tür yazılar; hem biz eğitimciler hem de ebeveynler için ilham verici bir rehber niteliğinde.