Düğün Değil, Gösteriş Yarışı: Nusaybin’de Evlilik Kültürü Çöküyor mu?
Nusaybin’de evlilikler gitgide zorlaşıyor. Suç sadece altın fiyatlarında mı? Asıl problem gösteriş yarışı, israf kültürü ve kaybolan samimiyet… Gösterişli düğünlerin ardından gelen boşanmalar bize bir şey anlatıyor: Artık el âlem için değil, huzur için yuva kurmanın zamanı geldi.
Altın Değil, Ahlâk Değerlidir: Nusaybin’de Evlilikler Nereye Gidiyor?
Yazar: ABDULSELAM AYDIN
Eskiden kız istemeye gidildiğinde söylenen ilk söz şuydu: “Allah’ın emri Peygamberin kavliyle geldik.” Bugün ise bu cümle, çoğu zaman altın hesaplarının, marka listelerinin, sosyal medya pozlarının gölgesinde kaybolmuş durumda.
Nusaybin’de, tıpkı Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi, son yıllarda evlilikler gitgide zorlaşıyor. Bunun başlıca sebebi olarak altın fiyatlarındaki artış gösterilse de, aslında mesele sadece ekonomik değil; toplumsal bir bilinç kayması söz konusu. Eskiden sadelikle, helalliğe niyetle yapılan evlilikler bugün gösterişe, el âlem ne der korkusuna ve maddi yük altında ezilen gençlerin omzuna yük bindirmeye dönüştü.
Yarım Kilo Altınla Kurulan Değil, Sabırla Sürdürülendir Evlilik
22 ayar altın setleri, işçiliğiyle yarışan fiyatları, “komşunun kızına şunu almışlar” yarışına giren listeler… Bugün bazı aileler, kız isteme sürecini adeta bir pazarlığa çeviriyor. Evet, kız evladı kıymetlidir; ama onun kıymetini altınla ölçmeye başlarsak, yarın onu anlayışla savunacak bir eş bulamayız.
Ev eşyalarının markası, salonun ihtişamı, düğün fotoğrafçısının lensi ve hatta gelin çiçeğinin rengi bile artık bir rekabet unsuru haline geldi. Peki ya sonrası?
Gösterişin Ardından Gelen Gerilim
Bu kadar borçla, krediyle, yetersiz maaşla başlanan bir evlilik ne kadar sağlıklı olabilir? Gençler, daha ilk adımda ömür boyu çalışıp ödeyecekleri yüklerin altına giriyor. Düğün sonrası ekonomik kriz, ardından gelen psikolojik yıpranma, aile içi huzursuzluk ve en kötüsü boşanma…
İstatistiklere bile gerek yok. Mahallelerde, akraba çevresinde herkesin bildiği o evlilikler… “Düğünleri dillere destandı ama evlilikleri birkaç ay sürdü” dedirten hikâyeler çoğalıyor. Çünkü temeli sabır değil gösteriş, anlayış değil tüketim olan birliktelikler kalıcı olamıyor.
İsrafla Değil İkramla Başlasın Evlilik
Peki çözüm ne?
İslam bize ne diyor? Efendimiz (sav) evlilikte kolaylığı öğütlüyor: “Nikahın en hayırlısı, külfetsiz olanıdır.” (İbn Mâce, Nikâh, 19)
Aileler artık şunu sormalı: “Biz kızımızın mutluluğunu mu istiyoruz, yoksa el âleme nispet mi yapıyoruz?” Erkek tarafı da korkmadan sınır çizebilmeli: “Gücümüz bu kadar, gösteriş değil, huzur kurmak niyetindeyiz.”
Alternatif ve İnsani Öneriler:
Altın değil, sadakat konuşulsun. Düğünlerde altın listesi yerine çiftin birbirine olan yaklaşımı, sabrı ve anlayışı ön plana çıksın.
Sade düğün teşvik edilsin. Belediyeler, müftülükler “İsrafa Son – Sade Düğün” kampanyaları düzenleyebilir.
Nikah dersleri verilsin. Evlilik öncesi hem dini hem psikolojik eğitim programları ile gençler bilinçlendirilmeli.
Mahalle dayanışması sağlansın. Akrabalar destek olacaksa bunu şatafatlı hediyelerle değil, gerçekten işe yarayacak katkılarla yapmalı.
Son Söz: Kız İstemek Değil, Yuva Kurmak
Nusaybin’in kadim değerleri, gösterişin değil samimiyetin ön planda olduğu evlilikleri bilir. Bugün o mirası yeniden hatırlamak, hem dini hem de insani bir sorumluluktur.
Evlilik, iki insanın değil, iki ailenin de birbirine emanetidir. Bu emaneti altınla değil, vicdanla tartalım. Gösterişin gölgesinde değil, sadeliğin ışığında yürüyelim. Bırakalım elalem neder demeyi, el-âlim olan Rabbimiz ne der?

45 Yorum
Hakan sungur
06.07.2025 08:51:34
Günümüzün problemleri olan konulara değinmeniz çok güzel ,Allah razı olsun sizden.
Şehmus BİLTEKİN
01.07.2025 08:33:27
Abdulselam hocam teşekkür ediyorum hakiketen çok önemli bir konuya temas etmişsiniz bence de artık bu istenen altın, eşya, düğün ve merasimler artık bir eziyete dönüştü. Dün 8 mart mahallesinde yakinen tanıdığım yeni evlenmiş bir beyefendiyi gördün düğünün hemen ertesi günü rastladım ne yaptığını sordum aynen bana bu cevabı verdi. Borçlarımı ödedim. Kuyumcu, kuaför, gelinlikçi ve düğün salonu ödemeleri anlaşmamıza göre takılan takı gelirlerinden sonra ödenecekti bu şekilde konuşmuştuk tabi damat gülerek bana dedi ki esnaf kendini garantiye almak istedi takılar farklı yerlere harcanmadan biz isteyelim ve dedi esnafın ödemesini yaptım damat başını önüne ey ey evinin yolunu tuttu. Bu hikayeye şahit olduğum için akşam yatamadım bu çiftimizi düşündüm...
Heci Akbal
30.06.2025 01:08:15
Hocanın dendiği konu Türkiye’de şu anda büyük bir sorun olarak gençleri bekliyor! İki insan evleniyor ve her iki aile veyahut da erkek tarafı bu gençlere bir ev alıyor bir firma kuruyor bir dükkan açıyor insanlara desen, sana acayip gözle bakarlar. Ama iki insan evleniyor ve onlara 500 gram altın alınacak desen gayet normal karşılarlar ! Ya yanlış bir kültür edinmişiz ya da zekamız bazı şeylere varmıyor!
Sultan Demir
29.06.2025 12:53:52
Yazıyı okudum yazana hak verdim. Bir kadın olarak ben bile bu kadar masrafı kaldıramam. Erkekler korkudan bizle evlenmez oldu.
Şemsedin Bakır
29.06.2025 12:34:36
Anayı babayı keybettik dünya mesref yaptik. Bu edam Yeni mevlud yemagleri kalksın dedi İki kari aldım terlayı sattim yeni bsşlik perasi kalksin mesrafsiz dügün olsin diyor. Oglim aceleye getir iş geçti biti. Yeni aklin başina gileyor. Benim mersefler ne olacek.
Kasım Kavak
29.06.2025 12:26:46
Valla ben evlendim, ama cebim delindi. Bi altın, bi beyaz eşya, sanki NASA’ya roket gönderdik. Şimdi diyom hanıma, ‘benim masraf nolcek?’, adam gibi bi takdir bile yok. Her şey düğünde bitti, evde soğukluk başladı.
Sami Kılıçaslan
29.06.2025 12:24:19
Kışla sahibinden ellah razi olsin. Belki sayende evlereniz hema bir tane bekarlar programı yap hepımız katılarız. Toplu dugün yapsınlar mesref ortağ olsun. Hayırlı olur.
Adnan Kızıl
29.06.2025 12:18:03
Ben de bir kız istedim, valla altın listesi geldi önüme, sanki düğün değil kuyumcu açacam. Dedim ki ‘abla ben sevgiylen geldim, altınla değil’, bana bi baktı, bi yüz çevirdi, gidip iPhone’lu oğlana verdiler. Şimdi de ben bekar oturuyom annemin evinde, çayımı kendim demliyom. Ama yazı haklı ha, bu işler kalpten olmalı, cüzdandan değil. Yoksa evlenmeden mezara giricez!
Müzeya Akan
29.06.2025 12:11:26
Hele bak ha, biz bu yazı okuduk, içime bi şey oturdu. Valla biz de istemiyuk ki milleti borca soksun, ama bi yere vardın mı dayı diyi ki ‘filancanın kızına şunu almışlar’. Biz napalım? Kızlık başıma kaldım, herkes marka peşinde. Bi de diyi ki ‘şimdiki kızlar para sever’. Yav para sevmek mi, yaşamaya çalışıyoz! Ama doğru söyliyo Yazarınız, altın değil adam gibi adam olsun yeter.
Mahsum Açar
29.06.2025 00:39:32
Bu yazı beni gerçekten çok etkiledi. Evliliğin özünü, yani samimiyet, anlayış ve sadakati hatırlatması çok kıymetli. Günümüzde ne yazık ki düğünler bir mutluluk başlangıcından çok bir rekabet sahnesine dönüşmüş durumda. Ama bu yazı, o unuttuğumuz değerlere güçlü bir çağrı yapıyor. Altının değil ahlâkın, gösterişin değil huzurun önemli olduğunu hatırlatıyor. Herkesin mutlaka okuması gereken, düşündüren ve vicdanı harekete geçiren bir yazı olmuş yüreğinize ve kaleminize sağlık hocam.
Büşra & Ahmet Akalp
28.06.2025 19:48:40
Düğün diye giriyoruz salona, içerisi sanki Netflix prodüksiyonu. Gelin helikopterle iniyor, damat drone’a el sallıyor. Altın takı töreni mi, yoksa Oscar galası mi belli değil. Pasta 3 katlı değil, 3 katlı bina gibi. Bir dilimi yiyen 2 gün uyanamıyor. Ama sonra 6 ay geçmeden “Biz aslında arkadaş kalalım, Kardeşim o zaman niye 1200 kişilik düğünde slow dans yaparken göz göze ağladınız? Bu yazı şaka değil, ruhsal ayar çekimi. Allah razı olsun!
Ahmet Aydınlar
28.06.2025 17:43:35
Değerli hocam, Gündeme getirdiğiniz konu son derece önemli ve hassastır. Özellikle altın ve ev eşyası gibi maddi unsurların ötesinde, dikkat çekilmesi gereken başka bir mesele daha var: Düğün salonlarına ödenen yüksek ücretler ve bu salonlarda İslami hassasiyetlere aykırı şekilde gerçekleştirilen düğünler. Bugün, maalesef bu konuda yanlış uygulamaların önüne geçebilecek bir irade ya da yönlendirme mekanizması bulunmuyor. Düğünlerin gösterişe dönüşmesi, israfın artması ve dinimizin çizdiği sınırların ihmal edilmesi ciddi bir sorundur. Bu noktada haremlik-selamlık uygulamasıyla, daha sade ve İslam’a uygun bir düğün anlayışı geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Acaba halkımız bu konuda ne düşünüyor? Toplumun genel kanaati nedir? Bu konuda bir bilinçlendirme çalışması yapılsa, belki de birçok kişi gönülden destek verecektir. Saygılarımla.
Erkan bayın
28.06.2025 16:29:00
???? Kaleminize, yüreğinize sağlık! Bugün ne yazık ki evlilik kutsiyetini yitirmiş, adeta bir “gösteri sahnesi”ne dönmüş durumda. Gençler daha yolun başında borçla, stresle, başkalarının beklentileriyle boğuşuyor. Sonra da ne huzur kalıyor ne de sabır… Altına, markaya değil; anlayışa, merhamete, ahlâka yatırım yapmalıyız. Evlilik bir ömürlük yolculuksa, bu yolun yakıtı sabır, sadakat ve dua olmalı; gösteriş değil. Sade düğün, sağlam evlilik demektir. El âlem değil, Allah rızası için adım atan çiftlerin evinde bereket eksik olmaz. Nikah öncesi eğitim, gerçekten çok yerinde bir öneri. Hem dini bilinç hem iletişim becerisi kazandırmak, yuvaların sağlam temellere oturmasına katkı sağlar. Nusaybin gibi köklü kültüre sahip bir yerde bu yozlaşmaya karşı hep birlikte ses yükseltmeli, örnek teşkil edecek sade ve samimi evliliklerle yeni bir rota çizmeliyiz. Emanet bilinciyle kurulmuş yuvalar, gösterişin değil; gönlün zenginliğiyle yaşar. Allah tüm gençlerimize hayırlı, huzurlu, bereketli evlilikler nasip etsin. Amin.
FARIS AYDIN
28.06.2025 16:25:32
Yazıdaki sorunu herkes ifade edebiliyor Ama yazdığınız çözümler muazzam olmuş.
Diyar Ürper
28.06.2025 16:16:16
Kapitalist modernite ve yaratmış olduğu gösteri toplumu ne yazık ki iliklerimize kadar sirayet etmiş durumdadır.Kadinlarimiz ve ailelerimiz değerlerini artık maddiyat ve debdebeyle ölçer duruma geldiler.Bu durum haliyle evliliklerimizden tutalım tüm sosyal ilişkilerimize dek etki ediyor.Ve ne yazık ki birtakım gerici ve feodal geleneklerimiz de (soy, sözüm ona asalet,aşiret)bunun tuzu biberi oluyor.Topumsal bir zihniyet devrimine ihtiyacımız olduğu kesindir.Mevcut durumun ne İslamiyet ne de insaniyetle hiçbir alakası yoktur.Kaleminize sağlık mamoste.
ED
28.06.2025 15:26:47
Her cümlesi içimize işledi… Ne zaman bu kadar uzaklaştık sadelikten, samimiyetten, Allah’ın emrinden? Evliliği bir ömürlük yol arkadaşlığı değil de, bir vitrinin en süslü parçası gibi görmeye başladık. Oysa biz, dua ile istenen, helallikle kurulan, sabırla sürdürülen yuvaları biliriz. Bu yazı, unuttuğumuz bir hakikati yeniden hatırlattı: Evlilik altınla değil, anlayışla; düğün salonunda değil, kalpte başlar. Gösterişin gölgesinde ezilen değil, sadeliğin aydınlığında büyüyen evlilikler diliyorum. Rabbim, gençlerimize güçlerinin üstünde yük değil; sevgiyle, saygıyla kurulmuş yuvalar nasip etsin. Kaleminize, yüreğinize sağlık…
Mahmut Öğ
28.06.2025 15:25:49
Toplumsal yapımızın temelini oluşturan evlilik müessesesini; günümüz koşullarında, özellikle de Nusaybin özelinde sosyolojik ve kültürel boyutlarıyla ele aldığınız bu yazınızı da büyük bir dikkat ve takdirle okudum. Evliliklerin özünden uzaklaşıp, giderek maddi kaygılarla şekillendiği ve gösterişe dönüştüğü bu süreçte, kaleme aldığınız analiz; sadece yerel değil, ulusal ölçekte de önemli bir farkındalık sunmaktadır.Bu anlamlı ve toplumun vicdanına dokunan çalışmanızdan dolayı sizi içtenlikle tebrik ediyor, kaleminizin daima böylesi önemli meseleleri gündeme taşımasını temenni ediyorum.
Kadri AYDIN
28.06.2025 15:20:06
Bu dönemde evlenenler sadece borç altında kalıyor. Bu yüzden evlenen çiftlerin yükünü hafifleteceğimize yüklerini daha çok ağırlaştırıyoruz. Düğünde konuşulması gereken din ve ahlak olması gerekirken bu dönemde herkes maddi durumu konuşacak duruma gelmiş. Tabi bunun nedeni gösteriş olduğu içindir. Gösterişten önce zengin olan aileler vazgeçilmesi lazım. Tıpkı taziye yemekleri gibi. Bu ara yazarımız bize yazacak bırakmamış. ????????????
Selman AYDIN
28.06.2025 15:15:09
‘KANAYAN YARA’ Şatafatlı düğünler maalesef boşanmayı tetikliyor. Ne yazık ki Sosyal medyanın da etkisiyle düğünlerde gösteriş için yapılan tüketim artıyor. Nikahlar ve düğünler sadelikten uzaklaşıyor, gençler artık yuva kurmaktan korkuyor, evlenenler en az 4-5 yıl borç ödüyor…
Hayrettin ÖZTÜRK
28.06.2025 14:45:13
Yüreğinize sağlık hocam güzel ve önemli bir konuya değindiniz inşallah ALLAH ın istediği evlilikler olur.
Ayşe Gül Avcı
28.06.2025 14:31:25
Kıymetli zümrem ne kadar da güzel tarif etmiş, kaleminize sağlık. Nusaybin memleketi sizin gibi bir hocaya sahip olduğu için çok şanslı. Umarım sizi okuyup, dinleyip feyz alırlar. Emeklerinizin karşılığını alabildiğiniz nice günleriniz olsun.
Melek kurkmaz
28.06.2025 14:13:42
Kaleminize sağlık hocam o kadar güzel anlattınız ki bugünkü gençlerimizin çılgınca gösterişe gitmeleri inşallah bir nebze olsa gosterislik durur gerçek evliliğe saygıya giden bir yola giderler
Zelal Ceba
28.06.2025 13:43:23
Gerçek mutluluğun gösterişte değil, sade ve samimi anlarda saklı olduğunu hatırlattığınız o değerli yazınız için yürekten teşekkür ederim. Düğünlerin amacını unutan bir toplumda, böylesine dürüst ve farkındalık dolu bir kaleme rastlamak ilham vericiydi. Sözleriniz yalnızca yazı değil, bir uyanış gibiydi. Kaleminize sağlık hocam
Abdurrahim IŞIK
28.06.2025 13:10:15
Toplumun kaynayan bir yarası olan günümüz evlilik sorununa, çok doğru tespitlerde ve çözüm önerilerinde bulunarak parmak basmışsınız. Kaleminize, yüreğinize sağlık değerli hocam.
Abdurrahim IŞIK
28.06.2025 13:12:44
Toplumun kanayan bir yarası olan günümüz evlilik sorununa, çok doğru tespitlerde ve çözüm önerilerinde bulunarak parmak basmışsınız. Kaleminize, yüreğinize sağlık değerli hocam.
Resul KULAY
28.06.2025 13:09:52
Allah razı olsun hocam önemli bir konuya değinmişsiniz. Yazdıklarınızın tamamı doğru. Burda biraz daha sorumluluk alması gerekenler evlenecek gençlerin ailelerin isteklerine dur diyebilmesidir. Özelliklede evlenecek genç kızın ailesine dur demesi gerekir. Yoksa maalesef bu dayatmalar devam edecektir.
Ümre Engin
28.06.2025 13:04:46
Kaleminize sağlık hocam. Özellikle günümüzde düğünlerin, insanların maddi durumunun çok ötesine geçerek adeta bir 'gösteriş yarışı'na dönüşmesini çok güzel bir şekilde eleştirmişsiniz.Eskiden evlilik denince akla ailelerin bir araya gelişi, samimiyet ve ortak bir hayat kurma heyecanı gelirdi. Şimdi ise çoğu zaman asıl odaktan uzaklaşılıp, sanki 'kim daha fazla harcarsa o daha mutlu olur' anlayışı ön plana çıkıyor. Bu durum hem genç çiftleri ekonomik anlamda zorluyor hem de toplumda yanlış bir algı oluşmasına sebep oluyor. Sizin bu konuyu dile getirmeniz çok değerli bir farkındalık. Düğünlerin anlamını, kültürümüzün özünden kopmadan tekrar hatırlatmanız çok kıymetli. Emeğinize ve düşüncelerinize sağlık.
Yavız Dinç
28.06.2025 13:03:39
Kıymetli Hocam kaleminizden dökülen her kelime bir gerçeğe işaret ediyor. Eskiden evlilik, iki insanın ailelerinin birbirine dost ve akraba olma sürecini başlatırdı. Şimdi ise çoğu zaman sizin de buyurduğunuz gibi, ne kadar takılacak, hangi markalar alınacak sorularıyla gölgeleniyor. Yazdıklarınız sadece bir eleştiri değil; aynı zamanda bir çağrı ve gün geçtikçe içinden çıkılmayacak hale gelen bir soruna çözüm önerileri sunmaktır. Rabbim gençlerin işlerini kolaylaştırsın, hepimize basiret nasip etsin. Yazmaya devam et güzel insan.
İBRAHİM Halil KALEM
28.06.2025 12:25:20
Kaleminize, zihninize sağlık kıymetli hocam, çok güzel ve elzem bir konuya değinmişsiniz. Sadece Nusaybin’de değil Türkiye’nin her tarafında maalesef durum aynı, sosyal medya aradaki sınırları kaldırdı. Herkes birbiri ile yarışıp daha üste çıkmak ne için ne yapabiliriz diye arayışa girmeye başladı. Bu şekilde gösteriş olarak üste çıkayım derken hem ekonomik olarak hem de devamında psikolojik olarak dibe çöküşler başladı. Biran önce kendimize toplum olarak çeki düzen vermemiz gerekiyor. Ki ben bu saatten sonra pek ümitli değilim açıkçası çünkü insanlar nasihat dinlemeyi sevmiyor, insanların pusulaları nefisleri olduğu müddetçe de doğru yolu bulmaları çok zor.
Serdar Aslan
28.06.2025 12:17:19
Çok doğru tespitler. Yüreğine,zihnine sağlık. Bu kadar hayırsız ve hatalı ve haram şeyler yapıldıktan sonra o düğüne; HAYIRLI OLSUN diyoruz ya bu hem komedi hem trajedi. Rabb'im bu milleti tez zamanda fabrika ayarlarına döndürsün , İNŞALLAH
Kemal -Yusra
28.06.2025 12:08:58
Sevdigim kizi 3 senedir bekletiyor ailesi hema gece gündüz calışsam gene 900 gr altın toplanmaz. Acıyın bize lav. Kendimizi kesip asalım mı Allahtan korkun.
Aytekin Karaca
28.06.2025 12:06:29
Abdulselam Aydın hocamız çok önemli bir yaraya parmak basmış. Evlilikler altınla değil, ahlakla; gösterişle değil, gönül birliğiyle kurulmalı. Kız istemek bir pazarlık değil, iki ailenin birbirine emanet verişidir. Gençlerimizin omzuna yük değil, dua yüklenmeli. Bu kıymetli yazı, hepimize yeniden düşünmeyi ve sadeleşmeyi hatırlatıyor. Kaleminize sağlık hocam.
Hamza AKAN
28.06.2025 12:03:16
Kaleminize ve yüreğinize sağlık Abdulselam Hocam.. Günümüz gençlerinin evlilik hayallerinin ağır maddi yüklerle gölgelenmesini ne güzel bir şekilde dile getirmişsiniz. Toplum olarak yeniden sadeliği, samimiyeti ve manevi değerleri ön plana çıkarmamız gerektiğini hatırlatan bu yazınız, umarım birçok kişiye ışık olur. Duyarlılığınız için teşekkür ederim
Erdem ZORLU
28.06.2025 11:58:15
Saygıdeğer hocam, Toplumun büyük bir yarasına parmak basmış, evliliği yaralayan sorunları çözümleriyle beraber dilegetirmissiniz. Evlilikde esas alınması gereken değerler değiştiği için maalesef yuvalar yıkımaktadır. Herkes sonuç olan boşanmayı konuşuyor. Sonuca varmadan önce sorunları tespit edip dile getirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Niğde
Alaaddin Ak
28.06.2025 11:52:47
Değerli dostum, çok önemli bir konuya dikkat çekmişsin. Evet şatafat ve gösterişle kurulan bir evlilikten hayır gelmeyeceği aşikardır.Kalemine ve yüreğine sağlık…????????❤️
Sıddık yorgun
28.06.2025 11:46:06
"Nikahların en hayırlısı en sade olanıdır,sadelik imandadir" hadisi şerifleri ölçütümuz olmadığı sürece günümüzde sosyal medyadan beslenen örf ,adet ve geleneklerimiz bizim rehber ve ölçütümüz olacaktır .İnandığımız gibi yasamadığımız zaman yasadigimiz gibi inanırız malesef ,bunun en bariz örneği de şatafat ve israf kokan düğunlerimizdir,,,inşaellah en kısa zamanda "zorlastirmayiniz,kolaylaştırınız"hadisi serifini düstur haline getirip hayatın her alanına tatbik ederiz
Ahmet Göztok
28.06.2025 11:44:19
Ağzına yüreğine sağlık kıymetli hocam
Ömer Aydın
28.06.2025 11:35:26
Son yıllarda sosyal medya platformlardan tiktok istigram ve benzeri programlar yüzünden özellıkle kızların utanç verici paylaşmlaryla sıradışı ilşkileryle evliliği bitme aşamasına getrmiştr. Ve buna ilaveten evlililik için artan şatafatlı gözterişler luzumsüz israflar ile dahada bitirme noktasna getrmiştr Degerli hocamın bu konuya duyarlılık göstermsden dolayı kendisine teşekür ederm. Selam ve saygılamla
Xelil Rezgin
28.06.2025 11:22:50
Xeda jı te gelek razibe Brake delal. Te kezeba mılet hinekkır. Tı herhebı.
Aycan Kurkmaz
28.06.2025 11:03:32
Evlilik kutsal bir bağdır.Ve bu bağı gereksiz masraflar, borçlar, savurganlık ve fuzuli harcamalar yüzünden koparmak sizin de değindiğiniz gibi oldukça üzücüdür.İnsanın kendi değerini altınla ölçmesi acizliktir.İnsanın evlilikte amacı mutlu olmak ve hayatı doyasıya yaşamak olmalıdır.Gösteriş için takılan takılar veya evi daha gösterişli ve abartılı görünsün diye alınan gereksiz eşya değildir. Yazınız eminim ki çoğu kişinin yüreğine dokundu . Emeğinize sağlık değerli hocam.
Maruf Eymen yılmaz
28.06.2025 10:56:56
Gösterişle kurulan evliliklerin huzur getirmediğini artık anlamalıyız. Bu yazı günümüzün evlilik anlayışına ayna tutmuş. Altının değil ahlakın değerli olduğu bir toplum için yeniden düşünme vakti Bu yazıda anlatılanlar sadece bir tespit değil bir çağrıdır Nusaybin kadim değerlerine geri dönmeli İsraf değil ikram gösteriş değil sadelik ön plana çıkmalı
Ramazan
28.06.2025 10:56:35
Çok güzel bı konuya daha temas ettiniz. Borçlar yüzünden Evlilikten sonra İlerleyen zamanlarda boşanmalar oluyor.
Mehmet ata AYAZ
28.06.2025 10:53:16
Halkın hassas olduğu noktalara dikkat çekmen çok önemli senin gibi değerli bir dostumun böyle konulara değinmesi beni çok mutlu ediyor teşekkür ederim. saygılar hocam
Yılmaz Aydın
28.06.2025 10:51:17
Yani amaç yuva kurmak mı yoksa damat tarafını telef etmek mi belli değil, kanaat yok, huzur arayan yok sadece dünyalık uğruna herşey sonrsunda huzursuzluk, kavga ve boşanmalar... Değer mi böyle şeylere... Peygamber efendimiz Hz Muhammed sav bir hadisinde "Kolaylaştıran, zorlaştırmayın" diyor. Bizler zorlaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz... Gençlere yazık ediyoruz, hemde çok...
Ali Fidan
28.06.2025 09:44:50
Cahil toplumun emareleri bunlar. Bas bas bağırıyorduk yapmayın diye daha acısı cikmadi hocam ilerleyen zamanlarda millet bu cehaleti birakmadikca söylediğiniz gerçekler bir bir bı tokat gibi suratlara çarpacak