ENFLASYON ZİRVEDE, ADALET NEREDE?
Ekonomide büyüme rakamları açıklanabilir, grafikler yukarı yönlü çizilebilir; fakat vatandaşın sofrasındaki ekmek küçülüyorsa, o büyümenin toplumda bir karşılığı yoktur. Sosyal adalet, ekonomik istikrarın temelidir. Unutmayalım; bir ülkede mutfak yangını büyüyorsa, o yangın yalnızca tencerede kalmaz. Toplumsal huzur da ekonomik denge de bundan doğrudan etkilenir.
Değerli Okurlarım,
Bir ülkede zenginliğin ve refahın hakça paylaşılması, toplumsal bütünlüğün çimentosudur. Ancak küçük bir azınlığın refahı artarken geniş halk kesimlerinin yoksullaşması, sosyal dengeleri sarsan en önemli unsurlardan biridir. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo tam da budur.
Türk-İş verilerine göre Ocak 2026 itibarıyla açlık sınırı 31.224 TL’ye yükselmiştir. Buna karşılık 2026 yılı asgari ücreti 28.075 TL olarak belirlenmiştir. Aradaki fark 3.149 TL’dir. Yani asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamasını dahi karşılayamamaktadır. Bu tablo, çalışan kesimin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını açıkça göstermektedir.
Öte yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınan kararla en düşük emekli maaşı 20.000 TL olarak belirlenmiştir. Bugün yaklaşık 5 milyon emekli bu maaşla geçinmeye çalışmaktadır. Emekli sayısı artarken, millî gelirden aldıkları payın giderek azalması dikkat çekicidir. Büyüyen ekonomi söylemleri içinde emeklinin pastadan aldığı dilim küçülmektedir.
Gıda Enflasyonunda Zirvedeyiz
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 verilerine göre:
- Aylık TÜFE artışı: %4,84
- Yıllık TÜFE artışı: %30,65
- Ocak 2026 gıda enflasyonu (aylık): %6,59
Gıda fiyatlarındaki aylık %6,59’luk artış, Türkiye’yi gıda enflasyonunda Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sıraya taşımaktadır.
2026 Ocak – Yıllık Gıda Enflasyonunda İlk 10 Ülke (Dünya)
- Güney Sudan – %106
- İran – %57,9
- Arjantin – %32,2
- Türkiye – %31,69
- Malavi – %26,5
- Haiti – %26,2
- Bolivya – %24,02
- Burundi – %19,8
- Angola – %16,2
- Lübnan – %14,64
2026 Ocak – Yıllık Gıda Enflasyonunda İlk 10 Ülke (Avrupa)
- Türkiye – %31,69
- Ukrayna – %10,2
- Belarus – %9
- Kosova – %8,6
- Romanya – %7,75
- İzlanda – %5,8
- Moldova – %5,6
- Estonya – %5,6
- Bulgaristan – %5,6
- Bosna – %5,2
İşin en dikkat çekici yanı ise şudur: Dünya genelinde gıda fiyatlarının gevşediği bir dönemde Türkiye’de fiyatların artmaya devam etmesidir. Küresel piyasalarda emtia fiyatları düşerken, Türkiye’de raf fiyatlarının yükselmesi yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamaz.
Sorulması gereken temel soru şudur:
Üreten bir ülke olmasına rağmen neden soframız her geçen gün küçülüyor?
Tarım politikalarından üretim maliyetlerine, enerji fiyatlarından döviz kuruna kadar birçok faktör bu tabloyu etkilemektedir. Ancak sonuç nettir: Dar ve sabit gelirli vatandaş için mutfak yangını büyümektedir.
Ekonomik büyüme rakamları ne kadar olumlu açıklanırsa açıklansın; pazarda file dolmuyorsa, emekli ay sonunu getiremiyorsa, asgari ücret açlık sınırının altında kalıyorsa, ortada ciddi bir yapısal sorun var demektir.
Unutulmamalıdır ki sosyal adalet olmadan ekonomik istikrar kalıcı olamaz. Sofradaki ekmek küçülürse, toplumsal huzur da küçülür.
Köşenin Sözü:
“Eğer dikkatli olmazsanız medya, mazlumlardan nefret etmenizi; zalimleri ise sevmenizi sağlar.” (Malcolm X)
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir – Denetçi

0 Yorum