Kadını Anlamak: Kalbin Sesine Kulak Vermek

Yazar: Abdulselam AYDIN 

Kadın bazen konuşur, durmadan anlatır.
Sözleri birbirine karışır, duyguları taşar, yüzünde bin bir ifade belirir.
Erkek bu anlarda çoğu zaman ne yapacağını bilemez:
“Bu kadar dertleşmeye ne gerek var?” der içinden.
Oysa kadın konuşarak, anlatıp paylaşarak hafifler.
Konuşmak, onun kalbine atılan oksijen gibidir.

Kadın, duygularını ifade ettikçe iyileşir.
Sessiz kaldığında değil, anlaşıldığında huzur bulur.
Bir kadın, dinlenildiğini hissettiğinde, dünyası yavaş yavaş güzelleşir.
Çünkü kadın için “anlaşılmak”, “sevilmekle” eş anlamlıdır.

Ne yazık ki birçok erkek bu noktayı gözden kaçırıyor.
Kadının duygularını anlatma biçimini “drama” olarak görüyor,
ya da “yine başladı” diyerek konudan uzaklaşıyor.
Oysa bazen kadının tek istediği şey,
“Tamam hayatım, seni anlıyorum” cümlesini duymaktır.
Bu kadar basit, bu kadar güçlü.

Kadınlar eleştirilmekten değil, yargılanmadan dinlenilmemekten yorulurlar.
Onları sürekli düzeltmeye çalışan bir erkek, farkında olmadan sevgisini soğutur.
Kadın, hatasını kabul edebilir ama duygusunu küçümseyeni asla unutmaz.

Bir kadın her gün ilgisiz bir tavırla karşılaşıyorsa,
içinde bir yer yavaş yavaş donar.
Bir zamanlar ışıl ışıl bakan gözleri, artık yorgun bir sabır taşır.
İlgisizlik, bir kadının ruhunu yavaşça susturur.
Ve o sustuğunda, ilişki de sessizce soğumaya başlar.

Kadın, sevildiğini duymak ister.
Küçük bir “özledim”, samimi bir dokunuş, bir teşekkür…
Bunlar onun kalbine dokunan en güçlü hediyelerdir.
Çünkü kadınlar sevgiyle büyür,
ilgisizlikle ise içe kapanır.

Kadını anlamak zor değildir;
sadece kalbin sesine kulak vermek gerekir.
O konuşurken çözüm değil, sadece yanında olmayı seçmek…
O üzülürken mantık değil, biraz şefkat göstermek…
Bazen bir sarılma, bin kelimeden daha çok şey anlatır.

Kadın, duyulduğunu hissettiğinde susar.
Çünkü artık sessizliğinde bile huzur vardır.
Gerçek sevgi de işte o sessizlikte başlar... A.S.A