Kıymetli Okurlar,

​Eğitim ve öğretim yolculuğumuzda bugün, yılın belli dönemlerinde evlerde bayram havası estiren ya da hüzne boğan o meşhur belgeyi konuşacağız: Karne.

​Sınıflarda yüzlerce öğrenciye not veren bir öğretmen ve evde çocuklarının okul heyecanına ortak olan bir baba olarak şunu çok net görüyorum: Biz yetişkinler, bazen çocuğun şahsiyeti ile karne üzerindeki rakamları birbirine karıştırıyoruz. Oysa bir çocuğun yüreği, bir kağıt parçasındaki "85" veya "45" rakamına sığmayacak kadar büyüktür.

Rakamlar Geçicidir, Karakter Kalıcıdır

​Öğretmenlik hayatım boyunca; tüm dersleri "pekiyi" olup dürüstlükten sınıfta kalanları da gördüm, ders notları zayıf olup merhametiyle tüm sınıfı aydınlatanları da. İş hayatına atıldıklarında, o karmaşık formülleri unutan gençlerimizin yanında sadece bir şey kalıyor: Karakterleri. Muhasebe dersinde en zor hesaplamaları öğretiriz ama o hesabı "helal" bir şekilde yapma bilincini verememişsek, sadece birer işlem makinesi yetiştirmiş oluruz. Başarı, sadece doğru şıkkı işaretlemek değil; doğru olanı yapacak cesareti göstermektir.

Veli Olarak Karnenizi Aldınız mı?

​Karne günü geldiğinde çocuğumuza "Neden bu not düşük?" diye sormadan önce, bir baba olarak kendime şu soruyu sormayı adet edindim: "Ben bu dönem çocuğumun karakter karnesine ne yazdım?" * Paylaşmayı öğrettim mi?

  • ​Başarısız olduğunda ayağa kalkma gücü verdim mi?
  • ​Ona, sadece başarılı olduğu için değil, "o" olduğu için değerli olduğunu hissettirdim mi?

Gerçek Başarı Nedir?

​Eğer bir çocuk kapıdan girdiğinde yüzünde bir gülümseme varsa, sokaktaki bir kediye su veriyorsa ve arkadaşının başarısıyla mutlu olabiliyorsa; o çocuk benim gözümde tüm derslerinden "100" almış demektir. Elbette akademik başarı önemlidir, ama akademik başarı bir binanın sadece dış cephesiyse, karakter o binanın sarsılmaz temelidir.

Gelin bu dönem bir değişiklik yapalım:

Çocuğunuz eve karnesiyle geldiğinde, önce onun gözlerinin içine bakın. O kağıttaki rakamlar ne olursa olsun, elini tutun ve karakterindeki güzellikler için ona teşekkür edin. Rakamlar her zaman telafi edilir, ama kırılan bir özgüvenin onarımı yıllar alabilir.

Bu hafta kendimize şu soruyu soralım: Çocuğumun başarısını karnesindeki sayılarla mı, yoksa vicdanındaki sesle mi ölçüyorum?

​Haftaya, en az bu konu kadar önemli bir meseleye değineceğiz: Emeğin Bedeli: Çocuklarımıza Para Yönetimini Nasıl Öğretiriz?

​Sevgiyle ve erdemle kalın.