Kayıp Bir Nesli Suçlayarak mı, Sahiplenerek mi Kazanacağız?
Eğitimde herkes bir öncekini suçlarken, aslında ortada kalan çocuktur. Bu yazı, suçlamanın değil sahiplenmenin diliyle kaleme alındı. Çocuğu yalnızca bir sınav sonucu olarak değil; bir emanet, bir sorumluluk, bir gelecek olarak gören herkese sesleniyor. Çünkü bir çocuğu ihmal etmek, geleceği kaybetmektir. Ama birlikte sahip çıkarsak, sadece bir çocuğu değil, yarınları da kazanırız.
Kayıp Bir Nesli Suçlayarak mı, Sahiplenerek mi Kazanacağız?
Yazar: ABDULSELAM AYDIN
Eğitimin zincirleme sorumluluğunda kaybolan çocuklar ve hepimize düşen pay
Kimi Suçlayacağız?
Üniversite diyor ki: “Hiçbir şey öğrenmeden geliyorlar.”
Lise sitem ediyor: “Bu çocuklar nasıl ortaokulu bitirmiş, hayret!”
Ortaokul yakınıyor: “İlkokulda okuma yazmayı bile tam öğrenmemişler.”
İlkokul mahcup: “Anaokulunun bir faydası olmamış ki…”
Anaokulu ise omuz silkiyor: “Aileden bir şey görmemiş çocuk.”
Aile sessiz. Sonra biri fısıldıyor: “Tıpkı anası gibi… Babasına çekmiş bu da.”
Bir zincir bu. Sorumluluktan kaçarken suçun halkalarını birbirine ekliyoruz. Herkes bir öncekini işaret ediyor, herkes bir sonrakinden daha fazlasını bekliyor. Ama ortada kaybolan bir şey var: ÇOCUK.
Hepimiz Birbirimizin Emanetiyiz
Eğitim, sadece bir çocuğa harf öğretmek değildir. Aynı zamanda onun kalbine doğruluk, vicdan, sorumluluk ve merhamet de işlemektir.
Bir öğrencinin öğrenmemesi sadece müfredatla ilgili bir eksiklik değildir; çoğu zaman o çocuğun görülmemesiyle, sevilmemesiyle, anlaşılmamasıyla başlar.
Herkesin elinde bir büyüteç var. Sürekli başkasının hatasını arıyoruz. Ama belki de önce aynaya bakma zamanı geldi. Çünkü çocuk sadece ailenin değil, öğretmenin, okulun, toplumun, sistemin ve hatta bu yazıyı okuyan bizlerin de emanetidir.
Neyi Unuttuk?
Eskiden öğretmen çocuğa sadece bilgi vermezdi; karakter kazandırırdı. Mahallede herkes bir çocuğun ahlakından sorumluydu.
Komşu, çocuğun gözüne bakınca onun yalan söyleyip söylemediğini anlardı. Aile çocuğa “Doğru ol evladım” derken, kendi hayatıyla örnek olurdu.
Şimdi çocuğa ahlakı öğretmesini beklediğimiz ekranlar var. Sevgi yerine “başarılı ol” baskısı, ahlak yerine “kazanan sen ol” yarışması veriyoruz. Sonra da “Nerede yanlış yaptık?” diye soruyoruz.
Eğitim Sadece Okulda Olmaz
Çocuk ilk terbiyesini evde alır. Ama evin içine merhamet girmemişse, okulun kapısından bilgi de zor girer.
Anne-baba “önce insan olsun” diyorsa, o çocuk okulda öğrenemese bile hayatı öğrenir.
Öğretmen “önce sevsin” diyorsa, o sınıf ders olmasa da bir ömre iz bırakır.
Çünkü insan dediğin, bilgiyle değil, sevgiyle büyür. Sorumluluğu paylaşarak, yargılamak yerine el uzatarak gelişir.
Sorumluluğu Paylaşmak
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor:
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.”
Yani her yetişkin, sadece kendi evladından değil; komşunun çocuğundan da, sınıfındaki öğrenciden de, topluma katılan her bireyden de mesuldür.
Bir çocuğun aç kalmasından önce merhametsiz kalmasından korkmalıyız.
Bir öğrencinin düşük not almasından çok, vicdansız yetişmesinden endişe etmeliyiz.
Peki Çözüm Nerede?
Çözüm; suçlamakta değil, sahiplenmektedir.
Aile, çocuğuna rol model olacak.
Okul, eksik gelen öğrenciyi tamamlamaya niyetli olacak.
Öğretmen, sadece ders değil, hayat anlatacak.
Toplum, her çocuğa kendi evladı gibi bakacak.
Devlet, sadece bina değil, adil ve kapsayıcı bir sistem kuracak.
Ve bizler…
Her birimiz, “bu da bizim sorumluluğumuz” diyebilecek kadar yürekli olacağız.
Son Söz
Suçu dolaştırdık hep, ama çözüm burada: Çocuklarımızı birlikte büyüteceğiz.
Bilgiyle, sevgiyle, sabırla ve inançla…
Çünkü bir çocuğu kaybettiğimizde aslında geleceği kaybediyoruz.
Ama bir çocuğu kazandığımızda… dünya yeniden umuda doğuyor.
By Tecrübe!
Matematikçi ASA Hoca der ki:
Sıfır çaba, sıfır sonuç getirir.
Bir çocuğun gelişimi, tüm sistemin ortalamasıdır.
Sadece not ölçülürse, karakter denklem dışı kalır.
Vicdanı olmayan bir başarı, negatif bir sonuçtur.

27 Yorum
Busra Akalp
27.07.2025 21:58:17
Hocam, her zamanki gibi hem kalbe hem zihne dokunan çok kıymetli bir yazı olmuş. Emeğinize, kaleminize sağlık. Gerçekten insanı düşündüren ve farkındalık oluşturan bir içerik. Allah sizden razı olsun, istifade ettik. Teşekkür ederim♥️
Ramazan aslan
27.07.2025 20:52:30
Resulullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu çoçuklarınızı üç hususta yetiştirin ; -peygamber sevgisi -ehl-i beyt sevgisi ve -kuran kırrati Çünkü Hamele-i kur’an hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde peygamberler ve asfiysa ile birilikte arş’ın gölgesindedir “ Değerli hocam her alanda olduğu gibi yazarlıktada da bir dahi olduğunuzu kaleme aldığınız her yazıyla bir kere daha kanıtlıyorsunuz başarılarınızın devamını dilerim elinize emeğinize sağlık başarılar .
Şehmus savaş
27.07.2025 20:03:05
Değerli Abdulselam Hocam, Her alanda olduğu gibi yazarlıkta da bir dahi olduğunuzu, kaleme aldığınız her yazıyla bir kez daha kanıtlıyorsunuz. Toplumun her kesimindeki bireylerin sorunlarına ayrı ayrı empatiyle yaklaşarak, bunları yansıtan nadir ve kıymetli kalemlerimizdensiniz. Sizin gibi dahiler, insanlığa her zaman yön vermiştir. Başarılarınızın devamını diliyor, saygılarımı sunuyorum????????
Selman AYDIN
27.07.2025 18:46:46
Çocukların eğitimi, toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Bu eğitim sürecinde ailenin eğitimdeki rolü ise hiçbir zaman göz ardı edilemez. Aileler, çocuklarının başarılı bir eğitim hayatına sahip olmaları için kilit bir rol oynarlar. Ancak ailelerin eğitimdeki etkileri sadece ders kitaplarına yardımcı olmakla sınırlı değildir. Değerler ve Ahlaki Normlar, Motivasyon ve İlgilendirme, Eğitim Destek ve Kaynakları, Eğitim Alışkanlıkları, Sosyal Beceriler gibi özelliklerinde önemli rolleri vardır. Bu unsurlar, ailelerin çocuklarının eğitimine olan katkılarını sadece birkaç örnek olarak göstermektedir. Aileler, çocuklarının karakter gelişiminden, akademik başarılarına kadar her yönüyle eğitimlerine etki ederler. Bu nedenle, ailelerin eğitimde aktif bir rol oynamaları ve çocuklarının geleceğini şekillendirmede önemli bir sorumluluğu üstlenmeleri kritik bir öneme sahiptir. Aileler ve okullar, çocukların başarılı bir eğitim yolculuğuna çıkmasında işbirliği yaparak en iyi sonuçları elde edebilirler…
Dr.H.Nadir Turan
27.07.2025 17:01:35
güzel etmişsin bu satırları yazmakla hocam. Bizim burada da çocuk eğitimine böyle yürekten sahip çıkan az kaldı. Herkes işin kolayına kaçıyor. Ama sen demişsin ya: ‘Sahiplenmek çözümün ta kendisidir.’ Kesinlikle katılıyorum. Niğde senden sonra Öksüz kaldı. Umarım Mardin değerini bilir.
Abdulkadır Buğday
27.07.2025 16:34:12
Bak hoca bu yazıyı ben aldım dayıma gönderdim çünkü o hep der ki çocuk terbiye ile büyür, sadece diploma ile değil. Senin sözlerinle aynı yere çıktı. Çok düşündürdü beni helal valla Dayım seni tanısa yemek ısmarlar şerefime.
Nizamettin Arslan
27.07.2025 16:27:39
Senın bu yazı var ya hoce, tam bi nıseybinli büyüğün nasihati gibidir vallahi kalbten, gerçekten ve tok sözlerle dolu. . Allah senden razı olsun.
Bedirhan Aksoy
27.07.2025 16:00:56
Gerçekten Eğitim sadece okulda değildir çok doğru bir tespit yapmış Her çocuk bir toplumun aynasıdır unutmamalıyız. Hema Öğretmenin kalpten gelen ilgisi her şeyden kıymetlidir
Dr. Hikmet Bilgili
27.07.2025 15:55:14
Gerçel değişim, herkesin elini taşın altına koymasıyla olur.Yazının her satırında samimiyet ve tecrübe hissediliyor. Zböyle yazılar toplumun vicdanını tazeliyor.Merhamet olmadan eğitim eksik kalır.Gelecek nesil için hep birlikte sorumluyuz.
Şükran Demir
27.07.2025 15:50:02
Bende bir öğrenci olarak sizi candan kutluyorum keşke benim öğretmenler böyle düşünse 2 yıl mezuna ksldım Okulum travmalarımın sebebi. Duygu, akıl ve sorumluluğun iç içe geçtiği harika satırlar olmuş.Bu yazı herkesin okuması gereken bir çağrı aslında. arkadaşlar hepimiz bir zincirin halkasıyız kopmamalıyız. İnadına devamke. Çocuklara sadece bilgi değil sevgi de lazım.
Enver Kurt
27.07.2025 15:43:31
Kışla tv bu yazıyla biz öğrencilere sahip çıktınız. Teşekkürler. Ailemiz akrabalığımız sadece başarıya önem veriyor. Yazarın dediği gibi Vicdanı olmayan bir başarı gerçekten eksiktir.
Kazım Er
27.07.2025 15:35:49
Adam hasklı Aklın ve kalbin birleştiği çok değerli bir yazı olmuş.
Ali Koç
27.07.2025 15:07:18
Abdüsselam hocam yazarlıkta merdiven basamaklarını çift çift hızlı hızlı atlıyor her makalede daha da güzel konulara değiniyor nesli sahiplenerek koruyacağız, yalnız Nestle sahiplenirken iman ibadet ve ahlaken yetiştirip ilmen ve yaşadığımız çağdaki bütün bilimsel gelişmelerde öğretmemiz gerekiyor
Aytekin Karaca
27.07.2025 12:51:00
Ne güzel yazmışsınız hocam… Suçlamak kolay, sahiplenmek ise emek ister. Ama unutmayalım: Bir çocuğun gözyaşı, hepimizin imtihanıdır. Eğitim, sadece zihin değil, kalp inşa etmektir. Geleceği kazanmak istiyorsak, önce çocuklarımızı anlamalıyız. Yüreğinize sağlık.
Aycan Kurkmaz
27.07.2025 11:56:37
Suçlamak kolay , sahiplenmek ise sorumluluk ve cesaret ister .Bu yazınız da sadece bir tespitte bulunmadınız, aynı zamanda insanlara ayna tuttunuz . Ailelere ,topluma ve karar vericilere ses oldunuz .Gençleri anlamaya çalışan, yargılamadan önce dinlemeyi öneren bu yaklaşım bugünlerde fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz bir tavırdır.Kaleminize sağlık hocam.
Zelal Ceba
27.07.2025 09:53:31
Kayıp bir nesle sahip çıkan yüreğiniz umut dolu kaleminiz heyecan verici hocam elinize sağlık
Arda Jirzan Baysal
26.07.2025 19:51:48
Kaleminize sağlık hocam ????????
Fesih DEMİR
26.07.2025 18:57:17
Değerli hocamız kalemini her oynattiginda birbirinden önemli konulara parmak basıyor.buseferki konusu bence en önemlisi çünkü aileyi toplumu milletleri velhasıl dünyayı şekillendiren çocuktur.geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocukları malesef artık yetiştirme konusunda yazarımızın dediği şekilde pek eskisi önemsemiyor yetişme eksikliklerinde de başkasını suçlar hale geliyoruz.unutmayalimki geleceğin daha güzel olmasını istiyorsak çocukları güzel yetiştirmeliyiz.Degerli egitimci A.selam hocamız da yetiştirdiği öğrencilerle yazdığı maklallaerle bu sorumluluğunu çok güzel yerine getiriyor.elinize kaleminize sağlık basarilar dilerim.
Ömer Faruk Danışman
26.07.2025 17:40:38
Suçlamak kolay önemli olan kazanmak ve topluma faydalı bireyler edinmek. Yazınızdan dolayı tebrikler kıymetli hocam emsalleriniz artması dileğiyle..
Emine Danış
26.07.2025 17:02:58
Ve yine kafamıza vura vura okuyacağımız, her insanın kendine pay alacağı bir yazı olmuş...Ne kadar da kolay bir başkasını suçlamak, ????sen yaptın demek" ama bilmeyiz ki işaret parmağı karşıdakini gösterirken geri kalan üç parmak bizi gösteriyor...toplum olarak hep bunu yaptık eşler arasında bile " hep sen dili ben Dili oldu,, "Biz dilini unuttuk,, en ufak bı olumsuzlukta birbirimizi suçlamak işimize geldi, dönüp acaba bende de bi eksik varmı demedik... Kendi penceremizi temizlemeden başkasınınkine pis demek kolayımıza geldi, kendimizi gelistireceğimize hep başkasını eleştirdik, belki doğduğumuz ev, büyüdüğümüz aile yapısı buna sebepti. Ataerkillik ve çok fazlaydi heleki bizim zamanımızda o şekilde büyütüldük... Şahsen onun eksikliğini çok yaşadık. Şimdiki ebeveynler daha bilinçli ama bu defada gençler fazla fevri fazla rahat ve bunun getirdiği saygısızlık var... sanırım hep bi dengesizlik olacak, çünkü burası dünya burda rahatlık yok:))
Lokman Bozdemir
26.07.2025 16:48:01
Çocuklarımız gençlerimiz geleceğimizdir senden beklediğim bir konuydu eline sağlık güzel insan
Lütfi Akın
26.07.2025 16:42:36
Değerli hocam, çok önemli tespitlerde bulunmuşsunuz. Yalnız günümüzde eğitimin her halkasında aynı tespitlerde bulunabiliriz. Yazının başlığında "çocuk" yerine sözkonusu paydaşları da koyabiliriz. Maalesef sistem bu tespitleri izale edecek şekilde inşa edilmemiş. Sizin gibi özverili hocalarımızın çabası sayesinde bazı denklemlerin köklerini bulabiliyoruz. Fakat köklerini bulamadığımız o kadar çok bilinmeyenli denklem varki. Kalemine sağlık değerli hocam.
Hayrettin ÖZTÜRK
26.07.2025 16:20:17
En önemli konulardan birine değindiniz değerli hocam edep ahlak din iman aşılanmazsa profesör olsa ne fayda en önemli etken ülkemizin sistemine bağlı yoksa çocuklarımıza namaz kıldırmayı bile başaramıyoruz
Aynur Esgin
26.07.2025 16:08:20
Her satırında vicdan ve sorumluluk duygusu olan yazınız dolayısıyla sizi kutluyorum.
ED
26.07.2025 15:54:30
@ASA Hoca, yazınız sadece bir eğitim eleştirisi değil; toplumsal vicdana tutulmuş bir ayna. “Çocuk sadece ailenin değil; öğretmenin, okulun, toplumun, sistemin ve hatta bu yazıyı okuyan bizlerin de emanetidir.” cümleniz, bu çağın en derin sorununu özetliyor. Suçu zincir gibi birbirine aktaran bir düzen içinde, asıl kaybolanın çocuk olduğunu bu kadar yalın ama sarsıcı bir dille anlatmanız çok kıymetli. Bilgiyle değil, sevgiyle büyüyen çocuk vurgusu, bugünün sınav odaklı sisteminde unuttuğumuz insani tarafı yeniden hatırlatıyor. Ayrıca “vicdanı olmayan başarı, negatif bir sonuçtur” ifadeniz, eğitimde neyi ölçüp neyi gözden kaçırdığımızı sorgulatan bir çığlık gibi. Sizi yürekten kutluyorum. Bu tür yazılar sadece düşünce değil, farkındalık ve yön değişikliği doğurur. İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz.
Mehmet Nuri Cengiz çevik
26.07.2025 15:44:51
Değerli hocam;bu söylediklerinize yüzde yüz katılıyorum.Ancak hayat şartları o kadar kötü olmuş ‘ki insanlar çocuklarının karnını doyuramıyor ve buda aileyi,çocuğu ve eğitimi çok etkiliyor.Acaba kaç öğrenci okula giderken cebinde parası yâda kahvaltı yada yemek yiyip gitmiştir…!Tabiki çok şeyler vardır ama son yılların en büyük sıkıntısı bu ve buna benzer durumlar…!Yine topluma faydalı bir konuyu anlatığınız için yüreğinize, gönlünüze sağlık ????????????????????
Ömer aydın
26.07.2025 14:08:02
Degerli hocamn bu denli manidar paylaşmndan dolayı kendisni kutluyrum dıyerekten herşey gbi bir toplumda bir bıreyde her zamn sahiplenerek kazanılır.