KÜRTÇE HUTBE SUÇ MU GÜNAH MI?
Bir insanın kendi dilinde, ana dilinde veya tercih ettiği bir dilde dinini anlama çabasını engellemek; hangi suça girer? Dinin hangi dille öğretileceğine karar veren bir din adamı veya din öğreticisi eğer öğrenenler için hatalı bir karar aldıysa hangi günahı işlemiştir?
KÜRTÇE HUTBE SUÇ MU GÜNAH MI ?
Bir insanın kendi dilinde, ana dilinde veya tercih ettiği bir dilde dinini anlama çabasını engellemek; hangi suça girer?
Dinin hangi dille öğretileceğine karar veren bir din adamı veya din öğreticisi eğer öğrenenler için hatalı bir karar aldıysa hangi günahı işlemiştir?
Kürtçe hutbeyi yasaklayan, Kürtleri kendi dilinde bir vaaz dinlemeyi bile çok gören ve Allah'ın kitabına aykırı iş yaparak Müslümanları İslam'dan soğutmak isteyen bu ve bunun gibi bütün uygulamaları kınıyorum.
Cami veya mescide gittiğimde kendi ana dilimde, bana daha çok etki eden dilde vaaz veya hutbe dinlemek istiyorum. Bu yasaklama, Allah’ın dinine uygunsa bir ayet veya hadisi delil getirsinler resmi bir yasaklamaysa bir kanun veya yönetmelik göstersinler. Kürtçe hutbe hangi ayete ve hadise göre günahtır? Hangi yasaya göre suçtur vatandaşın bilmeye hakkı var.
Kürtçe hutbe yasağı üzerine sosyal medyada yazılıp çizilen cümleleri burada aktarıp amacı sadece karalama olan kişilerin de ekmeğine yağ sürecek değilim fakat Türkçe anlamayan milyonlarca Kürt var onlara din konusunda ne demeyi planlıyorsunuz yoksa şöyle mi diyeceksiniz: “Hoca ne derse amin deyin. Nasıl olsa Arapça da anlamıyorsunuz.” Ayrıca ana dili Kürtçe olanlar, Kürtçe dua dinleyip ona amin dediklerinde, Kürtçe vaaz ve hutbe dinlediklerinde psikolojik olarak ve kalben daha çok huşu duyar. Bu diğer tüm ana dilleri için de böyledir. İlla camide her şey Türkçe olacak dediğinizde “Niye Allah Kürtçe bilmiyor mu?” sorusunu soruyorlar, şaşıp kalıyorsunuz.
Devasa bütçesi ve binlerce dinî uzmanı olan diyanete soruyorum: “Dinî konularda bu kadar yanlış anlama problemi varken iletişim kurmama yarayan ana dilimi engelleyerek bana şah damarımdan bile daha yakın olan Allah ile arama neden engel koyuyorsun?” Bunu yaparak daha mı çok imanınız artıyor? Samimi olduğum dil ile dinimdeki samimiyetim daha çok artacak iken bu engelleme uygulama ile kime hizmet ediyorsunuz?
İmamlara Kur’an’ın anlamını git oku demek bize saçma geliyor. Hele müftüler daha yüksek bir dinî eğitim alırlar çoğu hafızdır. Allah’ın ayetlerinden olan “Renklerin ve dillerin farklılığını” bilmiyor olamazlar. Hiçbir ulusun diğerinden üstün olmadığını bilmiyor olamazlar. Ayrıca birazcık resmi olmayan tarihi bilen herkes, Kürtlerin Kürtçe hassasiyetini bilir ve dilden dolayı ne kadar acı çektiklerini bilir. Gerçeği bilmezden gelmenin, görmezden gelmenin veya örtbas etmenin İslamî hükmünü de imamlar bilmiyor olamaz.
Yıllar önce Diyanet işleri Başkanlığı Kürtçe Kur’an-ı Kerim Meali bastı. Bunu duyan her Kürt çok sevindi. Ne yani şimdi Diyanetin bastığı o mealden camide ayet okumak engellenmiş mi oluyor? Akıl alır gibi değil!
Aslında Diyanet işleri başkanlığı çok dilliliğe çok saygılı: İngilizce, Almanca, Rusça, İspanyolca hutbe bile hazırlıyor. Bununla turistlere İslamiyeti tanıtmak, onlara kendi dillerinde seslenerek yakınlık kurmak amaçlanıyor. Konu Kürtçeye gelince işin rengi değişiyor. Kürtçe sanki hakkında İslamî bir karar bile verilemeyen bir figüre dönüştürülüyor.
Asabiyet bağımlısı ve üstünlükçü olmayan herkes için çözüm basittir: Çoğunluğu Kürtçe konuşan bölgelerde vaaz veya hutbe Kürtçe hazırlanır, Kürtçe anlamayanlar için özet bir metin de hazırlanıp okunur. Doğu ve Güneydoğudaki il veya ilçelerde Kürtçe anlamayanlar için merkez bir cami seçilir ve orada vaaz ve hutbe Türkçe okunur özeti Kürtçe okunur.
Resmi dili bahane ederek devleti bir ilah olarak görmek, Dinde bölünmeye kadar gider. Unutmayalım ki tarihteki birçok mezhep ve tarikatın kuruluş sebebi siyasidir veya güç mücadelesinin yansımasıdır. Devlet, dil, din ve ırk fark etmeksızın tüm vatandaşlara eşit mesafede olmalıdır. Bu ilkeye karşı hareket eden devlet adamları veya memurlar uyarılmalı ve yasal çerçevenin dışına çıkmamalıdır. Mescit veya camilerden soğutulan her Müslüman farklı mekanları secdegah edindiğinde camilerdeki cemaatın sayısı düştüğünde bunun hesabını kim verecek?
İbadethanelerde bir dili yasaklamak, “din ve vicdan özgürlüğünü ihlal” suçlamasını beraberinde getirebilir. Anayasaya ve hatta laikliğe aykırılık suçlamasıyla birçok dava açılırsa iş, iyice çetrefilli bir hâl alır. Bu tür uygulamaların, dinî kültürün yaşamasını zorlaştırdığı ve toplumsal kırgınlıklara yol açtığı gözlemlenmektedir. İbadethanelerde ana dilde dinî bilgilere ulaşmak hem toplumsal hem dinî aidiyeti güçlendireceği açıktır.
Kürtçe vaaz ve hutbe ne suçtur ne günahtır. Halka analarının ak sütü gibi helaldir. Yetkililerden resmî bir açıklama bekliyor ve keyfi uygulamaların bitirilmesini temenni ediyorum.

0 Yorum