Mardin Yöresinin Önde Gelen Âlimlerinden Mele Süleyman-ê Kemina'nın İlmi ve Tasavvufî Kişiliği
Nakşibendî-Haznevî yolunun sadık bir mensubu olan Mele Süleyman-ê Kemina, hem ilmiyle hem de ahlakıyla Mardin yöresinde (Nusaybin merkezli) derin izler bırakmış müstesna bir âlimdi. Medrese geleneğine bağlı kalarak çok sayıda talebe yetiştirmiş, tasavvufi hayatıyla örnek bir mürşid olarak halkın gönlünde yer edinmiştir. Doğruluğu, tevazusu ve edebiyle tanınan Mele Süleyman Hazretleri, hayatı boyunca sade yaşamış ve insanlara hizmet etmeyi şiar edinmiştir. Ardında ilmî miras, yetişmiş nesiller ve gönüllerde silinmeyecek bir iz bırakmıştır.
1933 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Duruca (Kertwênê) beldesinde dünyaya gelen Seydaye Mele Süleyman-ê Kemina, küçük yaşta babasını kaybederek annesinin himayesinde büyümüştür. Babası, Nakşibendî-Haznevî Tarikatı'nın kurucusu Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin sofilerinden Yusuf Efendi olup, Mardin’in Dargeçit yöresindeki en büyük aşiretlerden biri olan Arabiyan Aşireti’nden gelmektedir. Annesi Meryem Hatun ise Midyat’ın Yayvantepe (Qertmînê) beldesindeki seyyidlerden Halef Abdo soyundandır.
Çocukluk yılları, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan kıtlık dönemine denk gelmiştir. Yokluk içinde büyümesine rağmen, küçük yaşlardan itibaren dinî değerlere sıkı sıkıya bağlı bir hayat sürmüştür. İbadetlerini aksatmayan, camiyle iç içe bir çocukluk dönemi geçiren Mele Süleyman Hazretleri, erken yaşta ilme yönelmiş ve medrese eğitimine başlamıştır.
İlk eğitimini Duruca (Kertwênê) beldesinde ikamet eden Hafız Mele Hüseyin’in yanında alan Mele Süleyman Hazretleri, ilmi birikimini geliştirmek amacıyla dönemin saygın âlimlerinden ve Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin ilk halifesi olan Şeyh Hüseyin-ê Kınıkî’nin medresesine intisap etmiştir. Şeyh Hüseyin Hazretleri'nin yanında fıkıh, tefsir, hadis, akaid ve Arap dili gibi temel İslâmî ilimlerde yoğun bir eğitim süreci geçirmiş; medrese usulü tahsilini tamamladıktan sonra umumi icazet almıştır. Daha sonra Suriye’nin Haseke iline bağlı Kamışlı ilçesindeki Tel’marûf beldesinde yer alan Haznevîyye Tekkesi’nde Şafiî fıkhı alanında ilmî çalışmalar yapmış, ayrıca Mardin'de bulunan Hâmidiyye Medresesi’nin ileri gelen âlimlerinden Şeyh Muhammed Arif’ten ferâiz ilminde hususi icazet almıştır.
Uzun yıllar süren ilmî tahsilin ardından, 1949 yılında Nusaybin’e bağlı Çatalözü köyünde ilk imamlık görevine başlamıştır. 1956 yılına kadar burada görev yapan Mele Süleyman Hazretleri, askerlik hizmetini tamamladıktan sonra bir süre Nusaybin’e bağlı Bakacık (Kınıkê) köyünde, Şeyh Hüseyin Hazretleri’nin medresesinde müderrislik yapmıştır. 1963 yılında, mürşidi Şeyh Hüseyin-ê Kınıkî’nin rehberliğinde yaklaşık on üç yıl süren seyr-i sülûk sürecini tamamlamış ve aynı yıl kendisinden hilafet almıştır. (İlk halifesidir) Bu dönemde ilmî birikimini tasavvufî derinlikle birleştirerek irşad ve eğitim faaliyetlerine daha etkin şekilde devam etmiştir. Hilafetini aldıktan sonra mürşidiyle birlikte Mardin, Nusaybin, Midyat, Dargeçit, Savur, İdil ve Gercüş bölgelerinde halkın dinî eğitimine katkıda bulunmuş; ilmi ve ahlaki duruşuyla çevresinde güven ve saygı kazanmıştır.
1960 yılında mürşidinin izniyle Nusaybin’e bağlı Turgutlu (Kemina) köyünde imam olarak göreve başlamış ve burada yirmi altı yıl boyunca hizmet etmiştir. Bu süre zarfında köy halkının hem dinî hem de sosyal hayatında derin izler bırakmış, gençlerin medrese eğitimine yönelmesini sağlamıştır. Uzun yıllar bu köyde görev yaptığı için bölgede “Mele Süleyman-ê Kemina” olarak tanınmıştır. 1986 yılında Nusaybin merkezde bulunan Hacı Nuri Dilmen Camii’ne tayin edilmiş ve burada sekiz yıl imamlık yapmıştır. 1992 yılında Nusaybin’e bağlı Gürün (Gurîn) köyüne görevlendirilmiş, beş yıl boyunca bu görevini sürdürmüştür. 1997’de yeniden Hacı Nuri Dilmen Camii’ne dönmüş ve 2007 yılında vefat edene kadar aynı görevini yürütmüştür. Görev yaptığı her yerde ilmî çalışmalar yürütmüş, çok sayıda talebe yetiştirmiştir.
Mele Süleyman Hazretleri, vefatına dek Nakşibendî-Haznevî Tarikatı’na bağlı kalmış; Şeyh Ahmed el-Haznevî’nin mübarek ailesine ve Haznevîyye yoluna derin bir hürmet göstermiştir. Mürşidinin izniyle Hatme-i Hâcegân’da, kendi mürşidi Şeyh Hüseyin-ê Kınıkî’nin isminden sonra Haznevîyye’nin diğer mürşid-i kâmilleri olan Şeyh Muhammed Ma’sum el-Haznevî, Şeyh Alaaddin el-Haznevî, Şeyh İzzeddin el-Haznevî, Şeyh Muhammed el-Haznevî ve Şeyh Muhammed Mut’a el-Haznevî’yi de zikretmiştir. Bu kutlu yola olan sadakatini kaleme aldığı vasiyetnâmesinde de dile getirmiş; ailesine ve yakınlarına Nakşibendî-Haznevî yoluna bağlı kalmalarını açıkça tavsiye etmiştir.
Mele Süleyman Hazretleri, hayatını Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) duyduğu derin sevgi ve bağlılık üzerine inşa etmiş gerçek bir Nebîyullah âşığıydı. Onun yaşamı, sünnet-i seniyyeye sıkı sıkıya bağlı, Resûlullah’ın ahlak ve davranışlarını rehber edinen örnek bir hayat olarak şekillenmişti. Giyiminden yemeğine, sözlerinden insanlarla ilişkilerine kadar her alanda Peygamber Efendimiz’in izinden gider; O'nun gibi uyumaya, O'nun gibi yürümeye, O'nun gibi yemek yemeye gayret ederdi. Besmele çekmeden ağzına bir lokma ekmek almaz, su içmezdi. Bu sayede her an Allah’ın zikri ve bereketiyle yaşardı. Bu derin bağlılık, onun insanlara karşı son derece nazik, hoşgörülü ve şefkatli olmasını sağlamıştır. Hiç kimseyi incitmez, karşısındakilere tebessümle yaklaşır; insanlarla olan ilişkilerinde daima samimiyet ve içtenlik gösterirdi. vefa ve itimat onun en temel ahlaki özelliklerindendi. Sözünde güvenilir, emanete sadık, asla yalan söylemeyen ve yemin etmekten kaçınarak “Tu bawer ke” yani “İnan ki” ifadesini tercih eden bir kimseydi. Bu tutumu, halk arasında ona duyulan saygı ve güveni pekiştirmiştir. Ayrıca misafirperverliğiyle tanınır, evine gelenleri büyük bir hürmetle ağırlar, ihtiyaç sahiplerine elinden geldiğince yardım ederdi.
Tasavvuf anlayışı da bu ahlaki yapının doğal bir yansımasıydı. Gösterişten uzak, samimi ve içten bir maneviyatı benimser; maneviyatı yalnızca şekillerde değil, özde yaşamayı esas alırdı. Ne makam ne maddiyat ne de siyasî menfaatler onun ilgisini çekerdi. Bu tevazulu duruşu, çevresindekilere hem ilim hem de ahlak açısından güçlü ve kalıcı bir örnek teşkil etmiştir.
Hayatı boyunca doğruluk ilkesinden asla taviz vermeyen Mele Süleyman Hazretleri’nin bu yönü, halk arasında anlatılan bir olayla hafızalarda yer edinmiştir. Bir köylüsü kendisinden bir inek satın almak istediğinde, hayvanın tüm kusurlarını açıkça dile getirerek “Buzağısını reddeder, az süt verir, sürüden geri kalır.” demiş; hiçbir eksikliğini gizlememiştir. İneği satın alan köylü, bir süre sonra hayvanın bereketli hale geldiğini ve sütünün arttığını söyleyerek kendisine teşekkür etmiştir. Bu olay, onun doğruluk ve samimiyetle kazandığı halk güveninin en güzel yansıması olarak hatırlanır.
Mele Süleyman Hazretleri, zarafetiyle gönülleri fetheden bir kimseydi. Hakikat alanından asla ayrılmaz; incelik ve nezaket içinde, kimseyi incitmeden, küçümsemeden latifelerde bulunurdu. Onun her sözünde, en hafif latifesinde bile bir hikmet pırıltısı, bir edep iz düşerdi. Hiçbir kimsenin adını bozmaz, kimseye yakışıksız lakaplar takmazdı.
Şeriat ilimlerine olan derin vukufu, özellikle ferâiz (miras hukuku) alanındaki uzmanlığı, ilmî titizliği ve adaletli tavırlarıyla toplum içinde güvenilir bir müracaat mercii ve kanaat önderi hâline gelmiştir. Toplumda meydana gelen gelen anlaşmazlıkları hakkaniyetle ve sulh yoluyla çözerek halk arasında saygı, itimat ve güvenin artmasına büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca siyer-i nebi konusunda da derin ve geniş bir bilgiye sahipti. Kur’ân-ı Kerim’de geçen peygamber kıssalarını, Ashab-ı Kiram, Tabiîn, Tebe-i Tabiîn ve Sadât-ı Kirâm’ın hayatlarıyla soy şecerelerini ayrıntılı biçimde bilmesi, ilmî çalışmalarını ve irşadını sağlam temeller üzerine oturtmasına büyük katkı sağlamıştır.
Hayatı boyunca beş defa hac yolculuğuna çıkan Mele Süleyman Hazretleri, ömrünün son yirmi yılını Nusaybin merkezinde bulunan Veysike'de geçirmiştir. 3 Aralık 2007 tarihinde uzun süredir mücadele ettiği hastalığı sonucunda vefat etmiş, naaşı Veysike Mezarlığı’na defnedilmiştir. Ardında ilmî miras, yetiştirdiği talebeler, halkın gönlünde yer etmiş bir saygınlık ve tevazu dolu bir hayat bırakmıştır. İlme adanmış ömrü, sade yaşamı ve samimi kulluğuyla Mele Süleyman-ê Kemina, bölge halkı nezdinde hem bir âlim hem de ahlak timsali olarak anılmaya devam etmektedir.
Yaralanılan Kaynaklar
1. Mele Süleyman-ê Kemina’nın ailesi, yakın çevresi, cemaati ve yöredeki diğer âlimlerle yapılan kişisel görüşmeler.
2. Gökçe, M. C. (2022). “Toplumsal Barış ve Dayanışmayı Sağlamada Din Adamlarının Rolü: Mele Sılemane Kemina Örneği”, Editörler: A. Selçukoğlu & A. Gemi, Nusaybin Siyaset-Kültür-Ekonomi Sempozyumu, Artuklu Üniversitesi Yayınları.
3. Gökçe, S. (2023). “Mele Süleyman-ê Kemina’nın Hayatı ve Tasavvufi Kişiliği”, TASAM, (Erişim tarihi: 14 Ekim 2025), [https://tasam.org/tr-TR/Icerik/72467/mele_suleyman-e_keminanin_hayati_ve_tasavvufi_kisiligi](https://tasam.org/tr-TR/Icerik/72467/mele_suleyman-e_keminanin_hayati_ve_tasavvufi_kisiligi)

18 Yorum
Hidayet Oruç
03.12.2025 13:30:19
Kaleminize sağlık çok güzel yazmışsınız, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Allah bizleri onların yolundan gitmeyi nasip etsin .
Büşra Güler
03.12.2025 00:08:48
Kalemine sağlık abi, dedemizi öyle derin ve ince bir dille anlatmışsın ki her satırında hem gurur hem özlem hissettim.
Selvi GÜLER
02.12.2025 22:30:35
Melle süleymane kemina çok büyük bir alimdi mekanı cennet makamı Ali olsun inşallah
Betül Gökçe
02.12.2025 17:39:10
Büyük bir alimdi, bizim için büyük bir değerdi… Mekanı cennet olsun…
selmanhamidi4747@gmail.com
16.10.2025 21:40:54
selmanhamidi4747@gmail.com
Abdullah Dursun
16.10.2025 20:55:19
Kaleminize sağlık Seydaya Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun ????????
ZÜLFÜKAR TAŞ
16.10.2025 12:51:44
Allah Teala Büyüklerimizden de onların yolunu anlatan sizden de razı olsun
Selman GÖKÇE
16.10.2025 17:39:59
Allah razı olsun abim.
Muhammed Nur Gökçe
16.10.2025 12:12:57
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah. Allah onun gibi, Resulullah (s.a.s)'in yolundan gitmeyi nasip etsin inşaAllah. Selman hocam kalemine sağlık olsun.
Selman GÖKÇE
16.10.2025 17:40:29
Allah razı olsun abim.
Ahmet Eymen Gökçe
16.10.2025 11:38:51
Bu yazı, iman ve ihlas ile yaşanmış bir hayatın topluma nasıl yön verebildiğini,İnancını ilimle, ahlakını hizmetle birleştiren insanların varlığı hem manevi hem de toplumsal açıdan çok değerlidir. Böyle örnek bir hayatın ailemizden birine ait olması, bizim için ayrı bir feyz ve gurur kaynağıdır. Bu tür yaşamlar, gelecek nesillere ışık tutan bir hikmet mirası olmaya devam edecektir. ????
Selman GÖKÇE
16.10.2025 17:42:09
Allah razı olsun Ahmet Eymen.
Halit keskin
16.10.2025 10:40:51
Allah Mele Süleyman hocamızın makamını yüksek eylesin, Selman hocamızın hizmetlerini artırıp razı olsun..
Selman GÖKÇE
16.10.2025 17:41:27
Allah razı olsun hocam.
Selma Doğan
16.10.2025 10:35:13
Mele Sılemane Kemina, büyük bir âlim, mutasavvıf ve ârif-i billah'tı...Muhterem Seydamızın mekanı cennet, makamı âli olsun inşallah...
Selma Doğan
16.10.2025 10:32:38
İslam âlimi, mutasavvıf, ârif-i billah...Muhterem Seydamızın mekanı cennet, makamı âli olsun inşallah...
A.Çelik
16.10.2025 09:51:36
Çok güzel bir yazı olmuş,bizi aydınlattığınız için teşekkür ederiz.
Selman GÖKÇE
16.10.2025 10:19:09
Allah razı olsun efendim. Güzel yorumumuz için müteşekkirim.