Matematik ve Bilim Arasındaki Ayrılmaz Bağ
Matematik ve bilim, insanlığın evreni anlama ve anlamlandırma çabasının temel sütunlarıdır. Kainatın işleyişi, doğanın düzeni ve varlığın arkasındaki yasalar, matematiksel bir sistem üzerine kuruludur. Kainata dikkatle bakıldığında her şeyin belirli bir ölçü, denge ve düzen içinde yaratıldığı görülür. Matematik ve bilim birbirinden ayrı düşünülemez. Matematik olmadan bilim kör, bilim olmadan matematik ise hayattan kopuk kalır. Geçmiş , şimdi ve gelecek ve zamanın tamamı matematiksel bir sistem içinde anlam kazanır.
Matematik ve Bilim Arasındaki Ayrılmaz Bağ
Değerli okurlarım, bugün kainatta matematiğin bilimle olan ilişkisini konu edinmek istiyorum. Biindiği gibi kainat ve mevcudat ilk yaratılan matematik bilgisi üzerine inşa edilmiştir. İnsan beyninin dolayısı ile kainatın sırrına vakıf olmak, rakamların sırrına vukufiyetle başlar. Kainata bakıldığı zaman her yer matematik kokuyor yani her şey matematik…Rakamların gizemin farkında olmayan kainatın sırrına vakıf olamaz.
Kainatın düzeni, matematiktir ve matematik düşünce sanatını formüllerle sembolize eder. Sadeleştirir ve ekonomik hale getirir. Matematik ve bilim, insanlığın evreni anlama çabasının iki temel ayağıdır. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Matematik, bilimin dili; bilim ise matematiğin hayatta karşılık bulduğu alandır. Bu iki alan arasındaki ilişki, yalnızca sayılar ve formüllerden ibaret değil, aynı zamanda düşünme biçimimizi şekillendiren derin bir bağdır.
Bilimsel gözlem ve deneyler, matematik sayesinde anlam kazanır. Fizikte hareket yasaları, kimyada tepkime oranları, biyolojide popülasyon artışları ve ekonomide üretim-tüketim dengeleri matematiksel modellerle açıklanır. Matematik, doğadaki düzeni soyutlayarak genelleştirir ve bilimsel verileri ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir hâle getirir.
Matematik aynı zamanda bilimin doğrulama aracıdır. Bir hipotezin geçerli olup olmadığı, çoğu zaman matematiksel hesaplamalarla sınanır. Deney sonuçları istatistiksel yöntemlerle değerlendirilir; hatalar, sapmalar ve olasılıklar matematikle ortaya konur. Bu yönüyle matematik, bilimin güvenilirliğini sağlar.
Pisagor (MÖ 495-570) “Sayılar kainatı yönetiyor” dediği için üç yüz öğrencisi ile birlikte kurduğu matematik okulunda yakılmış olsa da Sokrates, Hipokrat, Platon, Arşimet, Aristoteles, Demokritos, İbni Haysem, Biruni, İbni Haldun, Ömer Hayyam, İbn-i Sina, Farabi, Newton, Bacon, Descartes, Einstein, Mendel ve ismini burada zikretmediğim birçok bilim ve düşünce insanına kadar, hepsinin omuzlarına basarak daha ileriyi, geleceği ve dağın arkasını görebiliyor ve istikbale ait öngörülerimizi fikirlerimizi ve hayallerimizi ifade ediyor ve ütopyalarımızı geliştirecektik.
Her filozof matematikçi değildir. Fakat en büyük filozoflar da matematikçilerden çıkar. Düşüncelerinden dolayı cezalandırılacağı korkusu ile düşünmeyen ve düşündürmeyen düşünürler (!) de, asla filozofluğu hak etmezler. İstikbali de “bilim insanları” matematikle şekillendirir. Bu meyanda Aristo, matematiksel düşüncenin akıl laboratuvarındaki temsilcisidir. Kainatın düzeni matematiktir ve matematik, düşünce sanatını formüllerle sembolize eder, sadeleştirir ve ekonomik hale getirir. Rakamların gizeminin farkında olmayan, kainatın sırrına vakıf olamaz. Anlamlandırılmadan kabullenilen ve içinde matematik olmayan hiçbir şey, bilimin konusu olamaz. Matematiğin olmadığı yerde bilim de yoktur. Yaptığınızı ve düşüncelerinizi ölçemiyorsanız, bilim yapmazsınız! Unutulmamalıdır ki, bir b,l,m olmayan ancak bilimin yanılmaz ve yanıltılamaz yegane rahmani dili olan matematik, evrensel boyutta insanlığın da dilidir sanat gibi…Münhasıran sanat insanlığın, matematik de bilimin ortak dilidir.
Allah-u Teala önce matematiği yarattı. Kur’an’da bu var, Kamer suresi diyor ki,
“Biz her şeyi bir ölçü üzerine yarattık”
Çünkü geçmiş, şimdi gelecek matematikte…
Çünkü kainatın dili, bilimin dili optimal bir sistem olan matematik…
Çünkü her şeyin bir algoritması var, her algoritma da matematikle yapılandırılmış, kurulmuş, düğümlenmiş, sırlanmış ve yine matematikle çözümlenebiliyor.
Meçhul ufuklar matematikle keşif edilecek de onun için.
Çünkü kainatta her ne yaratılmışsa matematik üzerine yaratılmıştır da onun için.
Çünkü ilk yaratılan matematiktir de onun için…
Özetle; matematik ve bilim birbirini besleyen, birlikte ilerleyen iki disiplindir. Matematik olmadan bilim kör, bilim olmadan matematik ise anlamsız kalır. İnsanlığın teknolojik, bilimsel ve düşünsel gelişimi, bu iki alan arasındaki güçlü ve vazgeçilmez ilişkiye dayanmaktadır.
Köşenin Sözü :”Kimseyi övmeyen, kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayan, kimseyi suçlamayan
olgun insandır.” (Epiktetos)
Abdulbaki Akbal

0 Yorum