NUSAYBİN’DE SADECE TELEFON DEĞİL, ARTIK SABIR DA ÇEKMİYOR

Yazar: Abdulselam Aydın

Yıl olmuş 2026… Türkiye uzaya uydu gönderiyor, yapay zekâ konuşuluyor, şehirler dijital dönüşümden bahsediyor. Ama Nusaybin’de insanlar hâlâ “Telefon çekiyor mu?” diye birbirine yer tarif ediyor.

İşin acı tarafı şu ki bu sorun yeni değil. Bir günlük, bir aylık değil… Yıllardır konuşulan, herkesin bildiği ama nedense bir türlü çözülmeyen bir problem. Özellikle Devlet Hastanesi çevresi, okullar bölgesi, TOKİ konutları, sınıra yakın mahalleler ve köylerde yaşayan vatandaşlar adeta iletişimden kopmuş durumda.

Üstelik yaşanan sıkıntının temel nedenlerinden biri de ilçedeki ciddi baz istasyonu eksikliğidir. Nusaybin büyüyor, yeni yerleşim alanları oluşuyor, nüfus artıyor; ancak iletişim altyapısı aynı hızda gelişmiyor. Birçok mahallede mevcut baz istasyonları yetersiz kalırken bazı bölgelerde tek bir istasyon geniş bir alana hizmet vermeye çalışıyor. Bunun sonucu olarak vatandaş sürekli düşük sinyal, kopan görüşmeler ve zayıf internet problemi yaşıyor. Özellikle kırsal mahallelerde ve Beyazsu hattında bu eksiklik çok daha net hissediliyor. Bu durum artık basit bir teknik sorun değil, yıllardır ihmal edilen altyapı eksikliğinin açık bir göstergesidir.

Son dönemde 5G altyapısına geçiş süreciyle birlikte vatandaşların yaşadığı sorunların daha da arttığını söyleyenlerin sayısı da oldukça fazla. Teknoloji ilerledikçe iletişim kalitesinin yükselmesi beklenirken, birçok kişi internet hızının düştüğünü, telefon görüşmelerinin daha sık kesildiğini ve şebeke problemlerinin eskiye oranla daha belirgin hale geldiğini ifade ediyor. Özellikle altyapısı yeterince güçlendirilmeden yapılan geçişlerin, zaten zayıf olan kapsama alanını daha da olumsuz etkilediği yönünde ciddi şikâyetler var.

İnsanlar hastane önünde yakınını arayamıyor. Öğrenciler internet bağlantısı bulmak için mücadele ediyor. Evinde telefon çekmediği için pencere önünde konuşan insanlar var. Bazı mahallelerde vatandaş hâlâ “şu köşede biraz çekiyor” diyerek birbirine yer gösteriyor. Bu tablo artık teknoloji eksikliği değil, açık bir hizmet yetersizliğidir.

Beyazsu hattındaki durum ise tam anlamıyla içler acısı. Nusaybin’in en önemli doğal güzelliklerinden biri olan o güzergahta, DSİ Çağ Çağ Barajı’ndan Midyat yolu boyunca birçok noktada şebeke yok denecek kadar zayıf. Navigasyon çalışmıyor, internet bağlantısı kopuyor, acil durumda insanlar yardım çağırmakta zorlanıyor. Allah korusun; gece vakti yolda kalan biri, bir kaza yaşayan vatandaş ya da acil sağlık sorunu yaşayan biri ne yapacak?

Sorulması gereken soru artık şudur:
Bu kadar yıldır neden çözüm üretilmiyor?

Telekomünikasyon şirketleri ekranlarda “Türkiye’nin her yerindeyiz” reklamları yayınlıyor. Dağda çekiyor, tünelde çekiyor, denizde çekiyor deniliyor. Ama konu Nusaybin olunca yıllardır aynı sessizlik sürüyor. Reklamlarda var olan kapsama alanı, vatandaşın cebindeki telefonda neden yok?

Üstelik burası küçük, önemsiz bir nokta da değil. Sınır hattında bulunan, tarihiyle, ticaretiyle, turizmiyle bölgenin önemli ilçelerinden biri olan Nusaybin’den bahsediyoruz. Böyle bir ilçede insanların hâlâ iletişim problemi yaşaması kabul edilebilir değil.

Vatandaş artık geçici açıklama değil, somut çalışma görmek istiyor. Çünkü bu mesele sadece internet meselesi değil; güvenlik meselesi, eğitim meselesi, sağlık meselesi ve en önemlisi insanı önemseme meselesidir.

Nusaybin yıllardır aynı sorunu konuşuyor. Artık insanların sabrı çekmiyor.

Ve herkesin merak ettiği tek bir soru var:
Bu şehir daha kaç yıl “şebeke yok” cümlesiyle yaşamaya devam edecek?