Nusaybin’de genç işsizliğinin artması, sadece ekonomik bir mesele olarak değerlendirilmemelidir. Bu durum aynı zamanda gençlerin ruh halini, sosyal ilişkilerini ve hayata bakışını derinden etkileyen çok yönlü bir sorundur. Uzun süre iş bulamayan gençler zamanla kendilerini yetersiz, değersiz ya da geleceğe dair umutsuz hissetmeye başlayabilmektedir. Bu duygular da doğal olarak bireyin özgüvenini ve çalışma isteğini zayıflatmaktadır.

Bununla birlikte, özel kurumlarda görülen düşük ücret politikaları da bu süreci daha da zorlaştırmaktadır. Emek verilmesine rağmen alınan ücretin yetersiz olması, gençlerde “çalışıyorum ama karşılığını alamıyorum” düşüncesini güçlendirmektedir. Özellikle yoğun çalışan bir gencin ay sonunda temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanması, zamanla motivasyon kaybına yol açmakta ve bir süre sonra “çalışsam da değişmiyor” algısının yerleşmesine neden olabilmektedir.

Bu nedenle genç işsizliği yalnızca sayısal verilerle açıklanabilecek bir konu değildir; aynı zamanda güçlü bir psikolojik boyutu da vardır. Gençlerin hem iş bulabilmesi hem de emeğinin karşılığını adil şekilde alabilmesi, onların hayata daha güçlü tutunmasını sağlamaktadır

Unutulmamalıdır ki bir birey aynı zamanda bir toplumu, güçlü ve üretken bireyler ise güçlü bir Nusaybin’i oluşturur. Gençlerin emeğine değer verilen, hak ettikleri karşılığı alabildikleri bir çalışma düzeni yalnızca bireylerin yaşamını değil, tüm şehrin geleceğini şekillendirir. Çünkü toplum, onu oluşturan bireylerin gücü kadar güçlüdür. Bu nedenle atılacak her adım, daha güçlü, daha umutlu ve daha dayanışmacı bir Nusaybin’in inşasına katkı sağlayacaktır.

Kurumlara Çağrı

Bu noktada bölgedeki özel kurumlara ve işverenlere önemli bir sorumluluk düşmektedir. Gençleri yalnızca iş gücü olarak görmek yerine, onların emeklerini, beklentilerini ve gelecek kaygılarını da dikkate almak gerekmektedir. Gençlerin iş hayatına daha güçlü katılımını sağlamak için teşvik edici, adil ve sürdürülebilir ücret politikalarının uygulanması büyük önem taşımaktadır.