Nusaybin Sınır Kapısı Neden Hâlâ Açılmıyor?
Türkiye ile Suriye arasında hemen hemen 11 sınır kapısı bulunmaktadır. Nusaybin Sınır Kapısı dışında bütün kapılar çalışır durumdadır ve faaldir. İç Savaştan dolayı olsa Suriye de iç savaş durmuş durumdadır. Sınırın Türkiye tarafında da bütün hazırlıkların tamamlandığı görülmektedir. Niye açılmadığı büyük merak konusudur.
Mardin'in Nusaybin ilçesi ile Suriye'nin Kamışlı kentini birbirine bağlayan Nusaybin Sınır Kapısı, 2012 yılında Suriye'de başlayan iç savaş nedeniyle kapatıldı. Aradan geçen yaklaşık on dört yıla rağmen, Suriye'de çatışmaların büyük ölçüde sona ermesi ve iki ülke arasında normalleşme sürecinin hız kazanmasına rağmen sınır kapısının hâlâ açılmamış olması bölge halkının en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor.
Son dönemde Ankara ile Şam arasında yürütülen diplomatik temaslar ve karşılıklı görüşmelerde önemli mesafeler kat edildiği ifade edilmektedir. Altyapı çalışmaları ve teknik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığı yönündeki açıklamalara rağmen, Nusaybin Sınır Kapısı'nın yeniden hizmete açılması konusunda henüz somut bir adım atılmamıştır.
Türkiye ile Suriye arasında toplam 11 sınır kapısı bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı ticari faaliyetler, bir kısmı ise güvenlik ve lojistik amaçlarla kullanılmaktadır. Başlıca sınır kapıları şunlardır:
- Hatay: Cilvegözü ve Yayladağı Sınır Kapıları
- Kilis: Öncüpınar ve Çobanbey Sınır Kapıları
- Gaziantep: Karkamış Sınır Kapısı
- Şanlıurfa: Akçakale, Ceylanpınar ve Mürşit pınar Sınır Kapıları
- Mardin: Nusaybin Sınır Kapısı
Bugün gelinen noktada, bu kapılar içerisinde yalnızca Nusaybin Sınır Kapısı'nın kapalı olması dikkat çekmektedir. Oysa bu kapının yeniden açılması yalnızca Mardin için değil; Şanlıurfa, Diyarbakır ve tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi için önemli ekonomik fırsatlar sunacaktır. Ticaretin canlanması, istihdamın artması, lojistik maliyetlerinin düşmesi ve sınır ticaretinin yeniden hareketlenmesi, bölge ekonomisine ciddi katkılar sağlayacaktır.
Nitekim Ticaret Bakanı Ömer Bolat da yaptığı açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacmini mevcut 3,7 milyar dolardan önce 5 milyar dolara, ardından ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini ifade etmiştir. Bu hedefe ulaşılabilmesi için Nusaybin Sınır Kapısı'nın yeniden faaliyete geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Nusaybin, tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği önemli merkezlerden biri olmuştur. Kapının yeniden açılması; sadece ekonomik canlılığı artırmakla kalmayacak, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine, bölgesel kalkınmanın hızlanmasına ve sosyal hayatın yeniden hareketlenmesine de önemli katkılar sağlayacaktır.
Bugün bölge insanının ortak beklentisi nettir: Yıllardır atıl durumda bekleyen Nusaybin Sınır Kapısı'nın artık yeniden hizmete açılması. Çünkü bu kapının açılması yalnızca bir sınır kapısının faaliyete geçmesi değil; bölgenin ekonomik umutlarının yeniden yeşermesi, ticaretin canlanması ve kalkınmanın önünün açılması anlamına gelecektir.
Artık sorulması gereken soru şudur: Altyapısı hazır, diplomatik zemini oluşmuş ve ekonomik getirisi bu kadar yüksek olan Nusaybin Sınır Kapısı daha neyi beklemektedir?
Köşenin Sözü: “Devlet gemiye, halk da suya benzer. Gemiyi taşıyan sudur; ama gemiyi batıran da sudur. (Konfüçyüs)
Abdulbaki Akbal
Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi

0 Yorum