Öğretmenler Mum Değil; Işığın Ta Kendisi…

Yazar: Abdulselam AYDIN 

Yıl boyunca görünmez gibi duran bir meslek grubuna, yılda bir gün hatırlanma payı düşüyor bugün. Öğretmenler Günü… Oysa öğretmenin değeri bir güne sığmaz; çünkü insanın kendisi bir güne sığmaz. Bir toplumu ayakta tutan direk neyse, öğretmen de odur. Direk yıkılırsa çatı çöker, öğretmen yıpranırsa toplum çözülür.

Ama ne acıdır ki, bu ülkenin öğretmenleri çoğu zaman görünmez fedakârlıkların içinde kayboluyor. Kendilerini mum gibi eritiyorlar derler ya… Hayır, öğretmen mum değil; o mumun erimesine rağmen ışığını eksik etmeyen ateşin kendisidir. Kendi gecesini gündüzüne katarken, kendi çocuğunun elini tutamazken, öğrencisinin gözünde bir umut ışığı arar durur. Kendi ailesine ayıramadığı zamanı, hiçbir ücret talep etmeden okulda kalan çocuklara ayırır. Onlar için anne olur, baba olur, abla olur, abi olur… Yeri gelir psikolog, yeri gelir yol gösterici, yeri gelir sessizce dua eden bir gönül olur.

Kreşten başlayıp üniversite kapısına kadar her kademede, bu ülkenin geleceği öğretmenlerin avuçlarının içinden geçer. Emekli olup bir kenara çekilen kıdemli öğretmenlerimiz… Yıllarca hizmet etmiş ama bugün unutulmuş olan o koca çınarlar… Bir neslin yüreğine dokunan fakat hatırlanmayan o güzel insanlar… Onlara da selam olsun. Ve bir de idareciler… Unutulur çoğu zaman; ama müdür koltuğuna oturduğu gün öğretmenlik kimliği kaybolmaz. Çünkü öğretmenlik sadece bir meslek değil, ömür boyu süren bir aidiyettir.

Hafta sonu evinde ailesiyle kahvaltı etmek yerine kursa koşan öğretmen…
Çocuğunun “Anne-Baba bugün gitme” diyen bakışlarını içine gömüp okuluna giden öğretmen…
Özel sektörde adeta amele muamelesi görüp, asgari ücretin bile altında maaşlarla hayatta kalmaya çalışan genç öğretmen…
Atanmak için yıllarca direnen, umutlarını kaybetmemek için kendini ayakta tutmaya çalışan binlerce öğretmen adayı…

Bunların hiçbiri abartı değil; hepsi bu ülkenin gerçeği.

Ve veliler…
Çocuğunu dünyadaki herkesten çok severken, ona emek veren öğretmeni çoğu kez görmezden gelenler…
Eğitimin yükünü öğretmenin sırtına bırakanlar…
Öğretmenine güvenmek yerine onu sorgulayan, bazen rencide eden, bazen yok sayanlar…

Ve öğrenciler…
Mezun olur olmaz kendi yoluna bakıp “Hocam” demeyi unutanlar…
Kendisine onca emek verildiğini hatırlamayanlar…
Yıllar sonra önemli bir makama gelip, bir zamanlar elinden tutan öğretmenine tepeden bakanlar…
Hatta fırsat geçince emrivaki yapanlar, küçümseyenler, vefayı unutanlar…

Bugün hatırlanması gereken asıl şey şudur:
Öğretmene verilen değer sadece 24 Kasım’a mahkûm edilemez. Öğretmen her gün saygıyı hak eder. Her gün onuru korunmalıdır. Çünkü toplumun mimarı odur. Öğretmen mutlu olursa toplum huzurlu olur; öğretmen ezilirse toplum dağılır.

Kur’an-ı Kerim’de “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Suresi, 9) buyuruluyor. Bilgiyi aktaran, topluma yön veren, insan yetiştiren öğretmenden daha kıymetli kim olabilir?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim.” buyurur. Bu cümle bile öğretmenliğin kutsiyetini anlatmaya yeter.

Ancak ne yazık ki toplumun tamamını yetiştiren bu insanlar; yetiştirdikleri meslek gruplarından çok daha düşük ücretlere mahkûm ediliyor. Medyada haksız yere eleştiriliyor, birkaç istisna üzerinden koskoca bir mesleğin itibarı zedeleniyor. Oysa ekranların ve manşetlerin çoğu öğretmeni değil, öğretmenlik dışındaki sorunların gölgesini büyütüyor.

Öğretmen sadece maaşıyla değil; sözüyle, onuruyla, değeriyle yaşar. O değer zedelendiğinde toplumun vicdanı eksilir.

Bugün, dün ve yarın…
Bu ülkenin bütün öğretmenlerine, emeklisine, idarecisine, atanamayan gencine, özel sektörde ezilenine, öğrencisi için kendi ailesini ikinci plana atan bütün gönül insanlarına sadece bir gün değil, her gün saygı gösterilmeli.

Bu vesileyle;
Ebediyete irtihal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmetle…
Görevde olan, emekli olan tüm öğretmenlerimizi minnetle…
Yarının öğretmeni olacak gençleri umutla yâd ediyorum.

Ülkemin gerçek mimarlarının, gönül mühendislerinin, ışığı hiç sönmeyen insanların Biz Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Ey eli öpülesi Meslektaşlarım, 
Kaleminiz daim, yüreğiniz güçlü, ışığınız sonsuz olsun…