OKUL YOLU  YİNE DERT DOLU

 

Yeni eğitim ve öğretim yılı kapıya dayandı. 14 Eylül 2026 Pazartesi günü ders zili yeniden çalacak. Çocuklar okul sıralarına, öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuşmanın heyecanını yaşarken, milyonlarca veli aynı heyecanı paylaşamıyor. Çünkü bugün birçok aile için okulun açılması, yalnızca eğitim döneminin başlaması değil; aynı zamanda ağır bir geçim mücadelesinin yeniden gündeme gelmesi anlamına geliyor.

Asgari ücretin 28.075 lira olduğu bir ortamda, temel ihtiyaçların fiyatlarının iki-üç katına çıkması aile bütçelerini ciddi biçimde zorluyor. Çanta, ayakkabı, kırtasiye, okul kıyafeti, ulaşım ve beslenme giderleri üst üste eklendiğinde, bir çocuğu okula hazırlamanın maliyeti dar ve orta gelirli aileler için adeta bir sınava dönüşüyor.

Oysa eğitim, ailenin gelirine göre şekillenmemesi gereken en temel haktır.

Bir Beslenme Çantası, Bir Ailenin Gerçek Tablosudur

Bugün bazı veliler çocuklarının beslenme çantasını nasıl dolduracağını düşünüyor. Gıda fiyatlarındaki artış, sofrayı olduğu kadar okul çantasını da vuruyor.

Kimi çocuk evden yeterli beslenme getiremiyor, kimi okul kantinindeki fiyatlar nedeniyle istediği yiyeceği alamıyor. Böylece eğitimde fırsat eşitliği yalnızca ders kitapları veya öğretmen kalitesiyle değil, çocuğun gün içinde aç olup olmamasıyla bile doğrudan ilişkili hale geliyor.

Aç bir çocuğun derse odaklanmasını beklemek kolaydır; ancak onun yaşadığı sıkıntıyı anlamak daha büyük bir sorumluluk ister.

Kırtasiye Masrafı Küçümsenecek Bir Yük Değil

Bir defter, bir kalem, bir çanta…

Tek tek bakıldığında küçük görünen bu ihtiyaçlar, birkaç çocuklu ailelerde ciddi bir ekonomik yüke dönüşüyor. Defter, boya, kalem, çanta ve diğer okul malzemelerindeki fiyat artışları bazı öğrencilerin eğitim yılına eksik araç-gereçle başlamasına neden olabiliyor.

Çocuğun arkadaşında bulunan bir malzemeye sahip olamaması, yetişkinlerin gözünde küçük bir ayrıntı gibi görülebilir. Fakat çocuk dünyasında bu durum bazen utanma, içine kapanma ve kendini diğerlerinden eksik hissetme duygusuna dönüşebilir.

Servis Ücreti de Eğitimin Görünmeyen Maliyeti

Okul masrafı yalnızca çanta ve kırtasiyeden ibaret değil.

Akaryakıt ve işletme maliyetlerindeki artışlar servis ücretlerini de yukarı çekiyor. Bu nedenle bazı aileler çocuklarını okula yürüyerek göndermek veya daha ucuz ulaşım seçeneklerine yönelmek zorunda kalıyor.

Özellikle gelir düzeyi düşük aileler açısından ulaşım gideri, eğitim hakkına erişimin önünde yeni bir engel oluşturabiliyor.

Asıl Tehlike: Çocukların Kendilerini Eksik Hissetmesi

Ekonomik sıkıntının çocuklar üzerindeki etkisi yalnızca maddi değildir.

Arkadaşlarının sahip olduğu kıyafete, çantaya veya okul ihtiyaçlarına sahip olamayan çocuk kendisini toplumdan dışlanmış hissedebilir. Bu durum zamanla kaygıya, özgüven kaybına ve psikolojik baskıya dönüşebilir. Kaynak metinde de ekonomik imkânsızlıkların çocuklarda akranlarına göre dışlanma hissi ve kaygı oluşturabileceği vurgulanmaktadır.

İşte burada eğitim meselesi, ekonomik bir mesele olmaktan çıkar ve toplumsal bir vicdan meselesine dönüşür.

Çünkü bir ülkede çocukların geleceği, ailelerinin cüzdan kalınlığına göre belirlenmemelidir.

Okul Zili Her Çocuk İçin Aynı Umudu Çalmalı

Eğitim, yoksul ile zengin arasındaki farkı büyüten değil, azaltan en güçlü araçlardan biri olmalıdır.

Bir çocuk okul kapısından içeri girerken yanında ailesinin ekonomik sıkıntısını değil, hayallerini taşımalıdır.

Çantasındaki eksik defter, beslenme çantasındaki boşluk veya servis parasının yokluğu onun geleceğini belirlememelidir.

Yeni eğitim yılı başlarken hepimizin sorması gereken soru aslında çok basit:

Çocuklarımız okula gerçekten eğitim almak için mi gidiyor, yoksa önce ekonomik engelleri aşmak zorunda mı kalıyor?

Bir ülkenin gerçek zenginliği, yalnızca ekonomik göstergelerinde değil; çocuklarının okula giderken taşıdığı umutlarda saklıdır.

Okul yolu çocuklarımız için umut yolu olmalı; anne babalar için ise yeni bir borç ve kaygı yolu olmamalıdır.

Çünkü eğitimde fırsat eşitliği bir lüks değil, geleceğe karşı toplumsal sorumluluğumuzdur.


Abdulbaki Akbal