Okullarda Disiplin Kaybolunca, Akran Zorbalığı başlar
Disiplin kaybolduğunda, yerini akran zorbalığı alır. Eskiden saygıyla kurulan düzen, bugün yanlış anlaşılan özgürlükle sarsılıyor. Oysa eğitim sadece bilgi değil, karakter inşasıdır. Çocuklara sınır koymak bastırmak değil, yön göstermektir. Çünkü geleceğin denklemi, vicdan ve disiplinle çözülür.
Okullarda Disiplin Kaybolunca, Akran Zorbalığı başlar
Yazar: Abdulselam AYDIN
Eskiden sınıfta öğretmenin bir bakışı yeterdi; sesler kesilir, gözler tahtaya dönerdi. O bakışta korku değil, saygı vardı. Şimdi o bakış yerini bir tereddüde bıraktı: “Kızsam yanlış anlaşılır mı?” diye düşünür olduk. Disiplinin yerini yanlış yorumlanmış bir özgürlük aldı.
Ve ne acıdır ki, bu boşlukta en çok büyüyen şey akran zorbalığı oldu.
Bugün ilkokuldan üniversiteye kadar aynı tabloyu görüyoruz:
Bir köşede sessizce ezilen bir çocuk, diğer köşede “bana kimse bir şey yapamaz” diyen bir başka öğrenci…
Sistem ise tüm bunları görüyor ama seyirci kalıyor.
Öğretmen çaresiz, idare sessiz, veli savunmada.
Oysa en çok konuşmamız gereken konu, çocukların birbirine karşı vicdan sınavını kaybediyor oluşu.
Disiplin sadece sessizlik değildir.
Disiplin, sınır koymanın, saygı öğretmenin, sorumluluk kazandırmanın adıdır.
Bir öğrencinin özgürlüğü, diğerinin öğrenme hakkını elinden alamaz.
Eğer bir sınıfta bir çocuk sürekli konuşuyor, alay ediyor, başkasını rahatsız ediyorsa, buna “çocuksuluk” demek, hem o çocuğa hem diğerlerine haksızlıktır. Bu tipik bir akran zorbalığıdır.
Bu saygısızlıktır.
Ve saygı kayboldu mu, eğitim de kaybolur.
Matematikte bir değişken yanlış değer alırsa denklem bozulur.
Eğitim de böyledir:
Bir öğrenci haddini aştığında, bir veli çocuğunun hatasını savunduğunda, bir idare sorunları görmezden geldiğinde sistemin tüm sonucu yanlış çıkar.
Ve biz fark etmeden, o yanlış sonuç başka çocukların kalbine işlenir.
Kimi içine kapanır, kimi öfkeye sarılır.
Zorbalık, işte o sessizlikte büyür.
Oysa hiçbir çocuk dünyaya kötü doğmaz.
Ama sınır çizilmezse, rehberlik edilmezse, yanlış davranışlar kök salar.
Biz öğretmenler bazen sadece bilgi değil, vicdan öğretmeye çalışıyoruz.
Bir çocuğa “yanlış yaptın” diyebilmek, aslında onu hayata hazırlamaktır.
Ama bugün bu cümle bile bazen “tepki” doğuruyor.
Oysa sevgiyle söylenen bir uyarı, bir çocuğun karakterini güçlendirir; bastırmak değil, yönlendirmektir.
Velilere de düşen büyük bir sorumluluk var:
Çocuğunu savunmak, onun her davranışını aklamak değildir.
Gerçek ebeveynlik, hatayı inkâr etmek değil, hata karşısında sorumluluk almayı öğretmektir.
Hayatın temeli adalettir, dengedir.
Her hakkın bir sınırı, her özgürlüğün bir sorumluluğu vardır.
Tıpkı bir geometrik şeklin dengede durması gibi.
Unutmayalım:
Zorbalığı önlemenin yolu cezadan değil, değer kazandırmaktan geçer.
Bir öğrenciyi anlamak, yönlendirmek, gerektiğinde yaptığının yanlış olduğunu cesaretle söylemek…
Bunlar bir öğretmenin en temel hakkıdır.
Ama bu hakkı korumak için öğretmenlerin artık biraz destek, biraz güven, en çok da saygıya ihtiyacı var.
Eğitim sadece bilgi değil, karakter inşasıdır.
Ve karakter, disiplinle yoğrulur, değerlerle şekillenir.
Bir toplumun geleceği, sınıfın içindeki o küçük denklemlerde gizlidir.
Eğer o denklemlere doğru değerler verirsek, çocuklarımızın da, geleceğimizin de sonucu doğru çıkar.
Çünkü hayatın her denklemi, vicdanla çözülür.
Bir Matematik Öğretmeninin Notu:
Bu yazıyı okuyan her veliye bir soru bırakmak isterim:
Çocuğunuzun haklı mı, yoksa haklı gösterilen mi olduğunu hiç düşündünüz mü?
Bazen en büyük iyilik, yanlış yaptığında yanında durmak değil, onunla birlikte doğruya yürümektir.
Eğitim bir yolculuktur; ve bu yolculukta çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük hediye, disiplinle yoğrulmuş bir vicdandır.

44 Yorum
Ahmet Dağar
22.11.2025 10:34:30
Elinize sağlık hocam, eğitim toplumun aynasıdır. Disiplin yada kurallar herkes içindir anlayışı toplumda , kurumlarda, ailede ….. hakim olmadığında,,Toplumda güçlü olan haklıysa , kural ve ahlak tanımadan yükselen kişiler en değerli insanlar olarak görülürken insanlardan adaleti ahlakı bekleyemeyiz nafile olur .
Sinem GÜNEŞ
12.11.2025 21:03:22
Çok doğru söylemişsiniz. Çocuğa yanlış yaptığını söylemek kötü bi şey değil tam tersi sevgi göstergesi. Ama şimdi laf söylesen hemen “çocuğumun psikolojisi bozulur” diyo herkes. Bozulursa bozulsun yeter ki okullardaki düzen bozulmasın.
Berfin BAKIR
12.11.2025 20:46:05
Hocam yazınızı okudum, gözlerim doldu. Allah razı olsun. Eğitim sadece ders değil, karakter işi. Ama çoğu veli bunu anlamıyo. “Benim çocuğum melek” diyo, halbuki evde bile sınır yok. Bu çocukları hepimizin beraber dizginlemesi şart. Bu vesileyle kışla TV’ye çok teşekkür ediyorum. İnşallah hep beraber sonuç alırız
Emine AKGÜNDÜZ
12.11.2025 20:23:13
O kadar haklısınız ki… Benim kızım da okulda sessiz diye eziliyo. Öğretmenler ses çıkaramıyo, veliler sürekli müdahale ediyo. Disiplinin adı kalmamış. Devlet el koymalı artık. Mağdurlar adına çok çok teşekkür ediyorum sesimiz oldunuz
Züleyha ELGÜN
12.11.2025 20:17:22
Yüreğinize sağlık hocam. Benim zamanımızda öğretmene saygı vardı. Şimdi çocuğum öğretmeni “kanka” sanıyo. Çok üzülüyorum vallahi. Ben utanıyorum
Asım GÜLLÜ
12.11.2025 20:07:06
Abi ne güzel demişsin “vicdanla çözülür her denklem.” Matematik kadar net bi cümle! Disiplin olmadan vicdan da gelişmiyo, aynen öyle. Kaleminize sağlık
İsmet ALP
12.11.2025 19:53:51
Hocam, ben de iki çocuk babasıyım. Her gün okuldan şikayet geliyo, ama bakıyorum, çocuklara sınır koymak “yasak” olmuş. Vallahi sistem raydan çıkmış. Siz dik durun biz arkanızdayız söz.
Engin Zengin
12.11.2025 19:49:41
Helal valla tam yürekten yazılmış. Disiplin olmadan eğitim olur mu hiç? Bizim zamanımızda sıraya oturmak bile bi saygıydı. Şimdi çocuklar sırayı masa sandalyeyle karıştırıyo nerdeyse. İş ailede bitiyor aile içi boş bir çatı haline gelmiş garip öğretmen neylesin.
Sezgin Tok
12.11.2025 19:37:42
Ne güzel yazmışsınız be hocam! Çocuğa “yanlış yaptın” diyemiyon artık. Hemen veli dikiliyor karşına. “Benim oğlum yapmaz” modundalar. Oysa hata da öğretiyo insana.
Vedat urtekin
11.11.2025 17:54:21
Despêkê destxweşiya nivîsa te dikim mamoste...Her çiqas ev kêşeyên ku te behs kirine mixabin roj bi roj rêjeya wan bilindtir dibe...Her çiqas civaka me mamosteyan sûcdar dike jî bi ya min guhehkarê vê meseleya em a niha behs dikin civak û dê bav bixwe ye...Bi ya min ev kêşe dê mezintir bibe....Dê û bavên li dû reftarên xelet ên zarokên xwe bisekinin ewçax ev kêşe dibe bi rengekî din ku mirov nema ji nav derdikeve....Bêguman ev zarokên ku tundiyê ji xwe re dikin wek karekî di asasê xwe de van xisletên ne baş ji malbatê, der û dorê û ji hevalên sûtele werdigirin...Careke din mala te ava mamoste ku te bal kişandiye ser vê meseleyê...
Yavuz Sidal
11.11.2025 07:59:54
Sayın hocam yine çok özel bir konuya değinmişsiniz. Bir öğretmen olarak tespitlerinize sonuna kadar katılıyorum. Eskiden öğretmenin öğrenciye şiddeti gündem konusuydu. Bazı öğretmenler gereksiz şiddet uygularken bazı öğrencilerde gerçekten mağdur olurdu. Yine de korku saygı karışık öğretmenin sınıf ortamında otoritesi inkar edilemezdi. Bugün geçmişteki yanlışları düzeltelim derken bazı öğrencilerin pervasız ve saygısız tüm davranışlarını da sindiren bir sisteme dönmüş durumdayız. Aslında olumsuz profiller sistem içerisinde azınlıktı. Belki onları ayıklamak uzun vadede daha kaliteli bir düzeni getirecekti. Fakat zorunlu eğitime geçişle birlikte gelen öğrenci dokunulmazlığı karmaşası bazı sabıkalı profillere ne istersem yaparım kapısını araladı. Sistemin ayıklayamadığı bu çocuklar okul atmosferini bozdular maalesef. Şimdilerde açık lise gibi modellerle okul atmosferine uygun olmayanlar alternatif seçeneklere yönlendiriliyor. Fakat çok geç kalındı. Bu süreçte akran zorbalığı, öğretmene saygısızlık hatta şiddet, devlet malına zarar verme gibi eylemler geciken tepkiler yüzünden istemsizce yüceltildi. Öte yandan bu süreçlere vicdanen müdahil olan çok öğretmeninde canı yandı. Bir süre sonra öğretmenlerde kendi başımı yakmayayım deyip kabuklarına çekildiler. Öğretmen sustukça belki %1 bile olmayan bir veli öğrenci azınlığı kendini herşeyin sahibi sandı. Şımartılmış çocuklar gemi daha da azıya aldı. Çok küçük bir azınlık koca bir topluluğun haklarını taciz ederken herkes oradaydı ve sessizce izledi. Bugün eğitimde sürekli içerik değişiklikleri üzerinden sözde reformlar yaparak eğitim sistemini yapboz tahtasına çevirdik. Bence içerikten önce bir disiplin reformuna ihtiyacımız var. Her öğrenci lise okumak zorunda değil. İdeal profile uymayan öğrencileri alternatif kariyerlere yöneltmek gerek. Tüm bunları yazarken öğretmenlerde eski öğretmenler değil eleştiriside eklenebilir. Daha uzatmamak için kısa keseceğim ama kaç öğrencinin hayatına dokunabildik? sorusuda önemli bir soru. Herkes kendi özeleştirisini yapmalı. Bu meslek hiçbir şey olamazsan öğretmen olursun denecek bir seviyeye düşürülmemeliydi. Uzar gider…
Salih Şahin
10.11.2025 10:38:53
Bir eğitimci meslektaşımızın eğitim konularına bu kadar duyarlı olması çok kıymetli . Bu tür yazıların artarak devam etmesi dileğiyle . Selam ve dua ile …
Yavız Dinç
09.11.2025 20:55:01
Evet kıymetli hocam, böyle anlamlı ve derin bir yazıyı, bu durumu bizzat bilen ve yaşayan bir uzmanın kaleme alması gerekiyordu — ve siz yazdınız. Özetlediğiniz bu durum, hakkıyla yaşanmaya çalışıldığında yalnızca öğrenciler, öğretmenler ve veliler için değil, tüm toplum için bir farkındalık oluşturur. Böylece hayatın her alanında saygının, sevginin ve hakkı olandan başkasına meyletmeyen bir adalet anlayışının hâkim olduğu bir toplum inşa edilir. Yüreğine ve kalemine sağlık.
Ramazan Ferho
09.11.2025 18:33:02
Bizim Nusaybinde derler ki saygı olmazsa ilim de olmaz sen de onu demişsin. İstanbul’dan Sılaww u reeezzz…
Fehmi Erdoğdu
09.11.2025 18:26:54
Hocam yürekten yazmışsını Allah senin gibi öğretmenleri başımızdan eksik etmesin. Hangi okuldasın
Selman AYDIN
09.11.2025 09:13:42
Değerli Hocam bu yazınız, günümüz eğitim anlayışındaki en önemli soruna dikkat çeken güçlü ve anlamlı bir metin olmuş. Disiplinin kaybolmasıyla birlikte ortaya çıkan akran zorbalığını, toplumsal değerlerdeki dönüşümle ilişkilendirerek çok yerinde bir tespit. Özellikle “Eğitim sadece bilgi değil, karakter inşasıdır” cümlesi, yazının özünü çok net ifade etmişsiniz. Metinde özgürlük kavramının yanlış yorumlanmasıyla saygı ve otoritenin zayıfladığına vurgu yapılması, modern eğitim anlayışının en hassas dengesine ışık tutuyor. Çocuklara sınır koymanın onları bastırmak değil, doğru yönlendirmek anlamına geldiğini belirtmesi de ebeveynler ve biz eğitimciler için değerli bir hatırlatma. Son cümledeki “Geleceğin denklemi, vicdan ve disiplinle çözülür” ifadesi ise yazıya hem edebi hem de düşündürücü bir son veriyor. Genel olarak bakıldığında, kısa ama derinlikli, mesajı güçlü bir köşe yazısı olmuş; hem eğitimcileri hem de velileri düşünmeye davet ediyor. Emeğinize sağlık…
Abdullah gündoğan
08.11.2025 23:51:39
Yazınızda kendimi buldum hocam bazen savunma refleksiyle yanlış yaptığımı fark ettim.
Mahsum Açar
08.11.2025 23:48:57
“Kaleme alınan her cümlede hem bir öğretmenin yüreği hem bir toplumun aynası var. Disiplinin baskı değil, karakter inşası olduğunu bu kadar sade ama çarpıcı anlatmak gerçekten takdire değer. Zorbalığın kökünü cezayla değil, vicdanla sökebileceğimizi hatırlatan bu yazı, sadece eğitimcilere değil, hepimize ders niteliğinde. Yüreğinize, kaleminize sağlık.”
Elifsu Göksun
08.11.2025 23:46:45
Öğretmenim Eğitim sadece ders değil, karakterdir. Bunu en içten şekilde hatırlattığınız için minnettarım.
Ayşegül Aldemir
08.11.2025 23:32:24
Her veli bu yazıyı okumalı bence belki o zaman eğitimdeki denge yeniden kurulur. Ben de kendimdeki yanlışları gördüm ama herkesin görmesi lazım hepimiz hatalıyız da ondan. Gerçi nusaybin‘de kimse yoğurdum demez ama
Ayşegül Aldemir
08.11.2025 23:32:23
Her veli bu yazıyı okumalı bence belki o zaman eğitimdeki denge yeniden kurulur. Ben de kendimdeki yanlışları gördüm ama herkesin görmesi lazım hepimiz hatalıyız da ondan. Gerçi nusaybin‘de kimse yoğurdum demez ama
Meryem AK
08.11.2025 23:28:37
Çocuğunu savunmakhatasını örtmek değildir galiba ben farkında olmadan hatasını unutmuşum şahsen şu an fark ettim çok teşekkür ediyorum
Ahmet Göztok
08.11.2025 20:47:38
Kıymetli hocam yine mükemmel bir konuyu kaleme almışsın konuyu ele alırken matematik dünyasından çözümlemen bir meslektaşın ve branşdaşın olarak ayrıca beni memnun etti teşekkür ederim. Ne acı gerçektirki bu tespitlerinizin yegane sebebi değindiğiniz gibi eğitim öğretimin okul merkezli olmaktan çıkıp öğrenci ve veli merkezli olmasıdır temennimiz bu sistemin değişip eğitimin kaliteli bir şekilde hayat bulmasıdır kıymetli hocam tekrar teşekkür eder güzel yanınızdan dolayı tebrik ederim
Av. Selim Timur Türk
08.11.2025 20:26:10
Hocam, bazen bizi azarladığınızda kırılıyordum ama şimdi anlıyorum, o bir sevgiymiş. Çok hareketli bir öğrenciydim. Ve siz beni inadıma rağmen sayısaldan alıp eşit ağırlık bölümüne koydunuz. İlk iki yıl bütün sayısal derslerim zayıftı. Dün gibi hatırlıyorum eşit ağırlıkta da dersime girmeye devam ettiniz. Ve sayenizde İstanbul hukuk kazandım Şimdi sayısalcı arkadaşlarıma bakıyorum çoğu boşta maalesef. Onlar sizin dediğiniz gibi kendilerini kandırdılar. Hiçbirimizin hakkını diğerlerine yedirmediniz. Size hep dua ile anıyorum Biricik ASA hocam Babam abim. Ellerinizden öpüyorum
Rümeysa KALAY
08.11.2025 20:18:17
Bu yazı sayesinde öğretmenlerin ne kadar yalnız kaldığını fark ettim. Bir Anne olarak dualarımızda kalbimizde sizinle hocam
Latife Yıldız
08.11.2025 19:27:55
Bir Anne olarak Keşke her öğrenci bu yazıyı okusa, okul ortamı gerçekten değişirdi. Benim iki çocuğum çok nazik sürekli itilip kalkıyorlar Kaç defa okullarına gittim ilk okulda ortaokul da feci zorba çocuklar var imkanım olsa özel koleje gönderirdim devlet okullarında çok seviyesiz görgüsüz bencil çocuklar var. Buradan anne ve babalarına sesleniyorum lütfen çocukları boş bırakmayın Bu konuyu gündeme getiren kışlatv ye ve yazı sahibine çok dua ediyorum Allah razı olsun
Mahmut Öğ
08.11.2025 19:01:29
“Okullarda Disiplin Kaybolunca, Akran Zorbalığı Başlar” yazısı, eğitimde disiplinin ne kadar önemli bir yer tuttuğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Yazar, disiplinin sadece kurallar ve cezalardan ibaret olmadığını, aslında öğrencilerin karakter gelişiminde büyük rol oynadığını vurguluyor. Bugün okulda disiplinin kaybolmasıyla birlikte, öğrenciler arasındaki zorbalık ve saygısızlık gibi sorunların arttığını anlatıyor. Yazı, okulda sadece akademik başarı değil, aynı zamanda insanî değerlerin de öğretilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yazarın verdiği örnekler ve yaptığı tespitler, eğitimin sadece bilgi değil, vicdan ve sorumluluk kazandırma işi olduğunun altını çiziyor. Hem öğretmenlere hem de velilere önemli mesajlar veren bu yazı, eğitimdeki boşlukların nasıl ciddi sorunlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor. Gerçekten de kaleminize sağlık
Yasemin Emen
08.11.2025 14:38:12
Ay bayıldım “Vicdanla çözülür her denklem” bu cümle benim hayat motto’m olacak!
Sedat Biçen
08.11.2025 14:28:06
Teşekkür ederim hocam sesimiz oldunuz. Bu konuların bilinmediğinden değil, umursanmadığı için sorunların arttığını düşünüyorum... Belki de neslin böyle yetişmesi isteniyor...
Muhammed Ali GÖKSUN
08.11.2025 14:18:24
Gerçek özgürlüğün sorumlulukla başladığını böyle güzel anlatan birini ilk defa görüyorum.Allah Sizden razı olsun
Suna Yılmaz
08.11.2025 14:13:40
Hocam, bu yazıdan sonra sınıfta sessiz kalmak bile bana değerli geldi. Kendimlen gurur duyuyorum:)
Aslan Koç
08.11.2025 13:53:43
Artık neden öğretmenlerimizin uyarılarını sevgiyle kabul etmemiz gerektiğini daha iyi anladım. Bazen bende farkına olmadan zorbalık yaptığımı anlamadım vicdan azabı hissettim yazarın nasihatini küpr yaptım.
Saliha B.
08.11.2025 13:50:20
Özgürlük başkasının hakkını çiğnememektir” cümlesi beni çok düşündürdü, teşekkürler hocam. Sınıfımızdaki erkekler bizlere karşı çok kabalar. Ağızları çok bozuk. Utancımızdan duymazlıktan geliyoruz. Biri meslek lisesine gelip lütfen kontrol etsin.
Belma Hoca
08.11.2025 13:46:55
Hocam, bu yazıyı okurken sınıfımdaki her an gözümde canlandı. Gerçekten disiplin olmasa saygı da kalmıyor. Bize sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum
S.AKINCI
08.11.2025 13:34:44
Daha dün biriyle bu konu üzerine konuşuyorken A.Selam hocanın bu konuya değinip paylaşması çok güzel ve değerli bir yazı oldu. Elinize yüreğinize sağlık ????????
Cemal ÇİÇEK
08.11.2025 13:33:14
Bu devirde senin gibiler lazım hoce hem öğretmen hem vicdanlı insan Kendi adıma Çok teşekkür ederim
Selman AKDENİZ
08.11.2025 13:27:44
Tebrikler değerli hocam, çok güzel özetlemişsiniz, yüreğinize sağlık.
Kazım Akdeniz
08.11.2025 13:13:35
Bizim zamanımızda öğretmenimiz bakınca yerimizde dururduk şimdi kimse öğretmeni takmıyor. Geçenlerde ilkokulda benim oğlumun kulağına isirmis bir öğrenci. Vardım gittim öğretmenin çocuktur yapar diyor. Bizim günahımız nedir. Öğretmenler cesur olsun kimseyi takmasın kardeşim. teşekkürler
Hasan Nas
08.11.2025 13:06:44
Velleh billeh geleki doğri demişsin çucuklerim şimdi kendi başına buyruk olmuştir hepimiz söz geçiremiyor
Abdulselam Aydın
08.11.2025 12:58:27
Kıymetli Merve Nur hocam Bir eğitimci olarak, bir psikoloğun bakışından böyle anlamlı bir geri dönüş almak benim için gerçekten kıymetli. Evet, eğitim sadece zihni değil, kalbi de şekillendiren bir süreçtir; bilgiyle vicdan, disiplinle sevgi yan yana yürümelidir. Sizlerin bu dengeyi ruhsal açıdan da vurgulaması, yazının amacına ışık katıyor. Değerli yorumunuz ve incelikli yaklaşımınız için gönülden teşekkür ederim.
ED
08.11.2025 12:58:19
Ne kadar anlamlı, ne kadar sarsıcı bir yazı… Her satırı, sadece bir öğretmenin değil, bir yürek eğiticisinin kaleminden çıkmış gibi. Disiplinin özünü cezada değil, değer kazandırmada bulmak; eğitimin kalbine yeniden vicdanı yerleştirmek demektir. Çünkü bilgi aklı büyütür, ama karakteri inşa eden disiplindir. Bu yazı, hem öğretmenlere hem velilere tutulan güçlü bir aynadır — unuttuğumuz bir gerçeği hatırlatıyor: Eğitim, sınıfta değil; vicdanda başlar. Kaleminize, yüreğinize ve duruşunuza sağlık hocam.
Merve Nur AKTAŞ
08.11.2025 12:52:52
Ne kadar doğru bir yazı… Eğitim, yalnızca bilgi aktarmak değil; karakter ve vicdan inşa etmektir. Çocuklara hatalarını gösterebilmek ve onları doğruya yönlendirmek, sevgi ve özenli rehberlik ile mümkündür. Veliler de her davranışı aklamak yerine, sorumluluk almayı öğretmelidir. Disiplin ve vicdan, çocuklarımızın geleceğine değer kazandıran en temel araçlardır. Sevgili Abdüsselam Hocam, bir kez daha değerli bir konuya çarpıcı noktalarıyla dikkat çekmişsiniz. Her yazınız ayrı bir öneme sahip ve farkındalık yaratıyor
Merve Nur AKTAŞ
08.11.2025 12:50:06
Ne kadar doğru bir yazı… ???? Eğitim, yalnızca bilgi aktarmak değil; karakter ve vicdan inşa etmektir. Çocuklara hatalarını gösterebilmek ve onları doğruya yönlendirmek, sevgi ve özenli rehberlik ile mümkündür. Veliler de her davranışı yargılamak yerine, sorumluluk almayı öğretmelidir. Disiplin ve vicdan, çocuklarımızın geleceğine değer kazandıran en temel araçlardır. ????✨ Sevgili Abdüsselam Hocam, bir kez daha değerli bir konuya çarpıcı noktalarıyla dikkat çekmişsiniz. Her yazınız ayrı bir öneme sahip ve farkındalık yaratıyor????????????????
Abdulselam Aydın
08.11.2025 12:59:43
Kıymetli Merve Nur hocam Bir eğitimci olarak, bir psikoloğun bakışından böyle anlamlı bir geri dönüş almak benim için gerçekten kıymetli. Evet, eğitim sadece zihni değil, kalbi de şekillendiren bir süreçtir; bilgiyle vicdan, disiplinle sevgi yan yana yürümelidir. Sizlerin bu dengeyi ruhsal açıdan da vurgulaması, yazının amacına ışık katıyor. Değerli yorumunuz ve incelikli yaklaşımınız için gönülden teşekkür ederim.