Üniversite Yolunda Kalbini de Aklını da Koru


Yazar: Abdulselam AYDIN

 

Üniversiteye yerleşen öğrencilerime son dersim!
Tren garında, otogarda, havaalanında aynı sahne: bir elinde bilet, diğerinde umut. Valize kıyafet, defter, kulaklık sığar; peki ya vicdan, sabır ve ölçü? Asıl onlar lazım yola.

Şehir dışına çıkınca insan, ilk kez dilediği saatte yatıp kalkmanın, kimse karışmadan karar almanın cazibesini tadar. Özgürlük güzeldir ama başıboşluk değildir. İç disiplinini kuramayanın en parlak zekâsı bile savrulur. İlk kural basit: Hangi bölümde okursan oku, önce iyi insan ol. Diploman karakterini gizleyemez; yalanın, hilenin “başarı” diye pazarlanmasına kanma. Temiz bir hayat, doğru sözle ve emanete riayetle başlar.

Mekân ve çevre önemlidir. İnsanı en çok arkadaşları yontar. Kalbin, içinde bulunduğun odanın rengini hızla alır. Güven veren bir topluluk bul; yalnız kalmak, kötü çevrede bulunmaktan daha emindir.

Ders çalışmak sadece not toplamak değil, yaptığın işe hürmet etmektir. Plan yap, küçük ama düzenli adımlar at. İşini iyi yapmak, başkalarının hayatına saygıdır. Üst sınıflar ve hocalar yolun haritasıdır; kapı çalmaktan çekinme. Akademisyenlerine daima saygını koru; onlar yalnızca ders anlatan kişiler değil, hayat yolculuğunda tecrübe taşıyan rehberlerdir. İletişim kapılarını açık tut, sorularını sormaktan, tavsiye istemekten çekinme. Mutlaka kendine bir rol model seç; bir hocanın duruşu, ilmi, çalışkanlığı sana yön tayin etsin. Hatta ileride akademisyen olmayı, üniversitede kalmayı da bir gün hedef olarak zihninde taşı; çünkü ilim yalnızca öğrenilmez, aynı zamanda paylaşılır.

Maneviyat, kalbin ayarını tutan ince bir aygıt gibidir. Gününe küçük sabitler yerleştir: dua, ibadet, birine teşekkür, gizli bir iyilik. Bunlar içini toplar, ruhuna nefes olur.

İlişkilerde ölçüyü bil. Sevgi, önce saygıdır; rıza ve mahremiyet yoksa sevgi olmaktan çıkar. Kimsenin kalbini oyuncak yapma, kendi kalbini de ateşe atma. Sosyal medyanın cilalı sahnelerine aldanma. İlişki, birlikte daha iyi insan olma gayretidir; olmuyorsa veda da bir olgunluktur.

Dijital âlem dikkatini, haya duygunu törpüleyebilir. Kendine “dijital oruçlar” koy: bildirimleri kapat, telefonsuz saatler oluştur. Dikkati korumak, iffeti korumanın da anahtarıdır.

Kampüs hayatında “hayır” diyebilmek başlı başına bir beceridir. Yanlış kalabalıklardan çekil, iç huzurun için erken dön evine, kitabını aç. Dertlerini paylaş, gizleme.

Para meselesinde temiz kal: Aileni düşün ve bütçeni yaz, gösterişe kapılma. Helal kazanç arayışı öğrenci iken başlar.

Hataların olacak. Özür dile, affet. Tövbe, insanın kendini yenileyebilme kabiliyetidir. Yeniden başlamak ayıp değil; aynı hatayı sürdürmek yorucu.

Ve lütfen kimseyi incitmeden oku. Garsona, görevliye, arkadaşına iyi davran. Yumuşaklık güçsüzlük değil, en zor anda bile insan kalabilme cesaretidir.

Son söz: Üniversite yalnızca bir meslek bileti değil; kalbini, aklını ve vicdanını terbiye etme fırsatıdır. Diplomayı bir gün duvara asarsın; ama insanlığı ömrün boyunca taşırsın. Kalbin selamet, yolun aydınlık olsun.