Sokaklarda yürürken bazen insanın gözü binalara, ağaçlara, parklara, insanlara takılır; bazen de yere... Bir tarafta yaşamın bütün hareketliliği, diğer tarafta ise parkların çimlerine sıkıştırılmış sigara izmaritleri ve çekirdek kabukları; yol kenarlarına, orta refüjlere, demir yolları üzerine ve boş alanlara savrulmuş alkol şişeleri, plastik şişeler, poşetler ve ambalaj atıkları... İnsanı en çok da bu tezat düşündürüyor.

Geçen gün bir parkın yanından geçerken fark ettim; birileri bankta oturup çekirdek çitlemiş ama kabukları öylece yere bırakmış. Aslında hemen iki adım ötede çöp kutusu da vardı, gözden kaçtı herhalde (!) Başka bir gün de rüzgarda uçuşan poşetlerin çalıların arasına sıkıştığını gördüm. Her gün yürüdüm yolun kenarında da sağa sola atılmış pet şişeler, içecek kutuları birikmişti... İnsan bazen ister istemez çevre temizliği konusunda biraz daha dikkatli ve özenli olabilsek diye düşünüyor.

Çöp, aslında sadece yere atılan bir nesne değildir. Çöp, bazen ihmaldir, bazen umursamazlıktır. Bir şehrin temizliği yalnızca mahalli idarelerin çalışmalarıyla değil, vatandaşların sorumluluk bilinciyle de sağlanır.

Parklar çocukların neşesiyle güzeldir. Bahçeler yeşilin huzuruyla güzeldir. Sokaklar insanların selamıyla güzeldir. Fakat yere bırakılan her çöp, bu güzelliğin üzerine düşen küçük bir gölgeye dönüşmektedir.

Düşünün; bir aile akşam serinliğinde parka geliyor. Çocuk çimlerde koşmak istiyor; ama yerde plastik bardaklar ve çekirdek kabukları var. Bir turist şehri ziyaret ediyor, yol kenarlarındaki atıkları görüyor. O zaman şehir hakkında ilk izlenimi ne oluyor? O çöpler yalnızca toprağı değil, şehrin imajını da kirletiyor.

Üstelik çevreye bırakılan atıkların etkisi yalnızca görüntü kirliliğiyle sınırlı değildir. Yapılan araştırmalar, bazı atıkların doğada yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca yok olmadığını göstermektedir. Bir sigara izmariti 1-2 yılda, bir pet şişe yaklaşık 400 yılda parçalanırken; plastik ve strafor gibi atıklar binlerce yıl boyunca doğada kalarak çevreye ve ekolojik dengeye ciddi zarar vermektedir. [1]Bugün yere atılan küçük bir çöp, gelecek nesillerin yaşayacağı çevre üzerinde uzun yıllar sürecek olumsuz etkiler bırakabilmektedir.

Oysa temiz bir çevre, insanın kendisine ve yaşadığı topluma duyduğu saygının da göstergesidir. Evimizin salonuna çöp atmıyorsak, yaşadığımız şehir de bizim ortak evimizdir. Parklar ortak bahçemiz, kaldırımlar ortak koridorumuz, yollarımız ise misafirlerimizi karşıladığımız yüzümüzdür.

Bugün bir poşeti çöp kutusuna atmak küçük bir davranış gibi görünebilir. Ancak temiz bir çevrenin temeli de işte bu küçük davranışlarda gizlidir. Çünkü şehirler yalnızca taşlarla, yollarla ve binalarla değil; onları sahiplenen insanların davranışlarıyla güzelleşir.

Yaşadığımız şehirler temizliği hak ediyor. Bunun için hepimize küçük ama önemli görevler düşüyor. Belki de değişim, yere atılmak üzere olan bir çöpü elimizde tutup birkaç adım daha yürümekle başlayacaktır.

Özetle söylemek gerekirse yere attığımız her çöp, şehrin yüzüne bırakılmış bir gölge gibidir.

 

[1] https://www.imajcevre.com.tr/iletisim